Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afganistan ziyaretinin, Türkiye’nin Afganistan’la olan birlikteliği ve bu birlikteliğin değerini ortaya koyması açısından, tüm zamanların en anlamlı ziyaretlerinden biri olduğunun altını çizmek gerekiyor.
Türkiye’nin Afganistan’ın istikrarındaki rolü
Türk ve Afgan halkları arasındaki anlayış birlikteliği, Afganistan’da istikrarın sağlanmasında Türkiye’nin yaptığı katkıların temelini oluşturmaktadır. Afganistan’ı istikrazsızlaştıran küresel güçlere karşın, Türkiye’nin Afganistan’ın istikrarını arzulaması tarihi, kültürel ve dini bağlardan kaynaklanmaktadır.
Türkiye Afganistan’ın yeniden imarı için eğitim, sağlık, temiz su, altyapı ve teknoloji hizmetleri başta olmak üzere birçok alanda aktif faaliyetler yürütmektedir. Türkiye bu hizmetlerinden dolayı Afgan halkı tarafından hiçbir zaman diğer yabancı güçler gibi “işgalci” gözle görülmedi. Türkiye’nin Afganistan’a siyasal yaklaşımı, baştan sona politik çıkar anlayışıyla olmadı. Türkiye bu yaklaşımlarından dolayı Afganistan’da istikrarı sağlayacak tek model ülkedir.
Afgan halkının ilk defa seçimle yeni yönetimini oluşturmasından sonra, Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani’yi dünyada ilk defa Cumhurbaşkanı düzeyinde ziyaret eden isim Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Bu ziyaret, Türkiye’nin Afganistan’a istikrar getirme arayışlarının taçlandırılmasıdır.
Türkiye’nin Afganistan’da herhangi bir uluslararası kuruluşun o ülkede kalması veya ayrılmasına üzerinden rol üstlenmesi kadar anlamsız bir şey olamaz! Türkiye, tüm uluslararası güçlerden bağımsız olarak ve uluslararası stratejik değerlerini göz önünde bulundurarak Afganistan’a sosyokültürel, ekonomik ve güvenlik alanlarında köklü yatırımlar yapmaya devam etmeli ve Afgan halkından aldığı garantörlükle, uluslararası kurumların yatırımlarını Afganistan’a yönlendirmelidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti, bu bağlamda Türkiye’nin Afganistan’a olan dostane ilgisinin en önemli yansımasıdır.
Afganistan’da terörizm ve aşırıcılık
Afganistan’a SSCB’nin işgali ile başlayan ve 11 Eylül saldırıları sonrası küresel güçlerin işgaliyle süren kaos ve istikrarsızlığa binaen terörizm ve aşırıcılık ülkede güçlenmiştir. Bu durumun son bulmasında önemli bir adım olarak, Türkiye Afganistan’da uluslararası bilimsel terörizm ve aşırıcılığı önlemek amaçlı araştırma koordinasyonu kurabilir. Türkiye’nin, Afganistan sorunlarına çözüm üretebilecek beyin takımının oluşması için ülkemizdeki ve bölgedeki tüm Afgan insan kaynaklarını harekete geçirmesinin isabetli olacağını düşünüyorum.
Asya’nın kalbinde sürdürülebilir barış teması ile gerçekleştirilen, Türkiye’nin başlatmış olduğu en önemli projelerden biri Türkiye – Afganistan – Pakistan üçlü zirvesidir. Türkiye zirve istişareleri ile Afganistan-Pakistan arasındaki köklü sorunların çözümünü sağlayacak ortamları oluşturmaktır. Üç ülke; kapsamlı ticari-ekonomik ilişkiler, kalkınma hamleleri ve ortaklıklar kurmaktır. Afganistan ile Pakistan arasında, terörün tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele konusunda ortak akla ihtiyaç olduğu doğrulanmıştır.
Afganistan’ın istikrarsızlığı, 11 Eylül sonrası tüm dünyayı etkilemiştir. Zira Afganistan’ın istikrarı dünyanın istikrarıdır. Çünkü küresel güçlerinin siyasal ve ekonomik alanlarının kesiştiği tepe Afganistan’dır!
Üçlü zirvede TAP stratejik derinlik
Üçlü zirvenin dünya siyasetindeki derinliği, Türkiye-Afganistan-Pakistan (TAP) işbirliğini uluslararası deniz ve kara ulaşım bağlantı yolları ile güçlendirmekten geçmektedir. Bu üçlü stratejik hamle ile Türkiye’nin, dünya çapındaki projeleri olan Kanal İstanbul, üçüncü köprü ve hızlı tren bağlantı yollarıyla kara ve denizden Karaçi ve Kabile ulaşılabilirliğini sağlamak, zirvenin ana teması olmalıdır. Aslında bu idealin gerçekleşmesinin ne kadar uçuk olduğu söylense de! O kadar gerçeklik payı, Asya’nın kalbinde sürdürülebilir barışın atisinde saklıdır!