Türkiye hainlere dar mazluma bol bir ülke. Bir mazlumlar yurdudur. Gün doğarken ay çiçeklerinin güneşe yönelişi gibi mazlumların yönlerini dönebildiği tek ülke Türkiye. Her türlü ihanete rağmen Büyük Türkiye er ya da geç kurulacak.
Türkiye’nin yönetilmesi, ABD dahil dünyanın birçok ülkesinden çok daha zor. Osmanlı sonrası Ortadoğu dizayn edilirken özellikle bu noktaya dikkat edilmiş. Sınırlar doğal olmayan suni sınırlar şeklinde çizilmiş. Gerektiğinde çatışma ortamı oluşturabilmek, kaşıyabilmek adına her ülkenin içinde etnik, dini, mezhepsel ve ideolojik açıdan farklılıklar bulunmasına dikkat edilmiş. Her ülkenin içine emperyal güçlerle işbirliği içinde kalacak hainler yerleştirilmiş. Cemaat gibi kimi uyuyan hücreler kurgulanmış.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi Türkiye, jeopolitik olarak da güç bir coğrafyada yaşam sürmek zorunda olan bir ülke. Ortadoğu, Kafkaslar ve Balkanlar gibi dünyanın en istikrarsız ve çatışmalara duyarlı bölgelerinin arasında yaşam sürmek gibi zoraki bir kadere sahip Türkiye. Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında tüm medeniyetlerin geçiş noktasında varolmanın tüm risklerini yaşadı, bedellerini ödedi bu aziz ülke.

Genetiğinde mazlum coğrafyaların hamilik şifreleri de olunca coğrafyası neresi olursa olsun her mazlumun acısını hisseder, yaşar oldu imparatorluk bakiyesi. Bunun da bedelleri vardı ve ödüyoruz nitekim.

Sınırlarının ötesindeki düşmanın gücü ve boyutu ne olursa olsun içerdeki hainler kadar kimse Türkiye’ye acı vermedi, kahretmedi. Dışardaki düşmanla savaşmak şahadet, onur ve şerefti. Onun içindir ki Türkiye, yeryüzünde 36 farklı ülkede 78 ayrı noktada şehitliği olan onurlu bir şehitler ülkesi.

İçimize öyle düşmanlar zerk edilmiş ki, “Allah düşmanımızın başına vermesin” diyesi geliyor insanın. Kimi zaman devşirilmiş ırkçı bir örgüt olup PKK şeklinde çıkıyor karşımıza ihanet, kimi zaman dini istismar ederek devletin bekasına kasteden bir “Cemaat”e dönüşüyor hıyanet. Hainliğin adı kimi zaman bir köşe yazarı, kimi zaman sözde bir aydın, akademisyen oluveriyor. Kimi zaman bir sanatçı, kimi zaman bir ünlü romancı, kimi zaman da üretilmiş bir siyasetçi… Ortak düşmanları doğdukları büyüdükleri Türkiye, ortak karakterleri ise ihanet.

Birçok ülke çevresel kirliliklerle mücadele ederken maalesef ki ülkemiz hain kirliliği ile mücadele ediyor. AB’de ekonomik daralmanın yaşandığı, Yunanistan’ın emekli maaşlarını ödeyemediği, Ortadoğu’nun can pazarına döndüğü, Rusya’da ekonomik anlamda felaket çanlarının çaldığı, Akdeniz’in mülteci mezarlığına döndüğü ibretlik bir zaman diliminde Türkiye ekonomik anlamda bir refah ve istikrar ülkesi. Çevremizde cehennem kabusu yaşanırken kimse geleceğine dair bir endişe yaşamıyor Türkiye’de.

Fakat gelin görün ki ihanet çeteleri iş başında. Taşeron örgüt PKK varlık bahanelerini oluşturan tüm gerekçeleri 13 yılda ortadan kaldırmış bir ülkeye ve iktidarına çözüm sürecine rağmen yeniden savaş ilan ederken adı aydın olan bir kesim eli silahlı bu örgütü değil, Kürt’ü ve Kürtçeyi özgürleştirmiş bir iktidarı hedef alabiliyor. Türkiye’nin Esed döneminde Suriye’de elde ettiği tek başarı ne desek ilk akla gelen Suriye’de yaşayan Kürtlere kimlik verilmesi yönündeki telkinler olurdu oysa.

Tüm bunlar gözardı edilerek Tayyip Erdoğan ve AK Parti düşmanlığı adına eli kanlı bir terör örgütünü sahiplenecek kadar alçalabiliyor, hainleşebiliyor bu sözüm ona aydınlar güruhu. Başörtüsü zulmü, bırakın kamusal alanı üniversite ve okulları evlerimizin kapılarına kadar dayanmışken neredeydiniz siz? İnancı gereği başörtü takmak insan hakkı, kul hakkı değil ama askeri, polisi şehit ederek ülkeyi silah zoruyla bölmek insan hakkı öyle mi?

Unutmayın! Bu ülkenin namusu olan sınırlarını defalarca savaş uçaklarıyla ihlal etmiş, yetmemiş tehdit etmiş, yetmemiş ambargo uygulamış Rusya ile işbirliği yapacak kadar alçakça bir ihaneti ortaya koymuş insanlara destek bildirisi yayınlamak ihanetlerin en sefilidir.

Türkiye hainlere dar mazluma bol bir ülkedir. Türkiye bir mazlumlar yurdudur. Gün doğarken ay çiçeklerinin güneşe yönelişi gibi mazlumların yönlerini dönebildiği tek ülkedir Türkiye. Yeryüzünde sömürü yerine paylaşımı, kaba kuvvet yerine şefkati, zulüm yerine merhameti ikame etmek isteyenlerin, zalimlere “one minute” meydanını okuyup dünya beşten büyüktür diyebilen büyük liderlerin ülkesidir Türkiye. Bu yüzdendir ki Alemlerin Rabbi bu ülkenin kaderini bir avuç hainle iki tutam soysuza asla bırakmaz.

İsteseniz de istemeseniz de ihanetlerinize rağmen büyük Türkiye er ya da geç mutlaka kurulacak Allah’ın izniyle…

Paylas