Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (GASAM), Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) işbirliğiyle “Narkoterörizm Sarmalında Afganistan ” konulu panel düzenlenecek.

Moderatörlüğü’nü Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve BM Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) Üyesi Prof. Dr. Sevil Atasoy’un yapacağı panele; Güvenlik ve Savunma Uzmanı Dr. Merve Seren, Afganistanlı Gazeteci-Yazar Mohammad Hashim Hamdam panelist olarak katılacaklar.

“1979 senesinde Afganistan, Rus güçleri tarafından işgal  edildi. 10 yıl süreyle Rus işgali altında kalan Afgan halkı, 2000’lerin hemen başında ise ülkelerine barış ve demokrasi getirme vaadiyle gelen ABD ve İngiltere öncülüğündeki koalisyon güçlerinin “Kalıcı Özgürlük Operasyonu (Operation Enduring Freedom)”na maruz kaldı. Nitekim operasyonun başladığı 07 Ekim 2001 gününden beri Batı güçleri, “terörden arındırılmış” yeni bir Afgan devleti inşaa etmeye uğraşıyor. Bu gerekçeyle Afgan toprakları, 17 yıldır NATO ve koalisyon güçleri tarafından kontrol edilmeye çalışılıyor.

Söz konusu tarihsel süreç içerisinde NATO, 2001-2014 yılları arasında ISAF ve Ocak 2015 itibarıyla RS misyonunu devreye soktu.  RS ile birlikte Afgan Ulusal Güvenlik Güçleri (ANSF)’nin tüm yetki ve kontrolü ele alması hedefleniyordu. Ancak planlandığı şekilde ANSF tek başına ulusal güvenliği sağlayabilecek yeterlilik ve yetkinlik seviyesine ulaşamadı. Özellikle şaibeli 2014 Genel Seçimlerinin ardından kurulan yeni Afgan Merkezi Hükümeti nezdinde ortaya çıkan siyasi uzlaşıdan uzak istikrarsızlık ortamı, güvenlik zafiyetleriyle birleşerek Taliban’ın yeniden güçlenerek yayılması için elverişli bir ortam sundu. Dolayısıyla  halihazırda birçok bölgede teritoryal kontrolü yeniden ele geçiren Taliban terörü karşısında, ABD önderliğindeki Batı güçlerinin Afganistan’dan çekilmelerini beklemek yine bir hayal oldu.

Peki tüm bu süreç içerisinde ABD ve mütteffikleri, Afganistan için en az siyasal istikrarsızlık ve Taliban terörü kadar yapısal bir sorun olan uyuşturucuyla mücadeleye yeterli önem ve desteği vermişler miydi? Örneğin Afganistan’da Taliban, DEAŞ gibi terör unsurlarıyla mücadele ederken “Bombaların anası” (MOAB) olarak bilinen GBU-43/B’yi veya son teknoloji ürünü Silahlı İnsansız Hava Araçlarını sınırsızca kullanmaktan çekinmeyen ABD, uyuşturucu terörüyle de bu denli etkin araçlar kullanmış mıydı, uyuşturucu tarlalarını kuruta bilmiş miydi? Terörizmin ana finansman kaynakları arasında uyuşturucu ticaretinin yer aldığı bilinmiyor muydu? Ya da şöyle soralım; ABD ve müttefikleri, Afganistan’da bir fiil aktif rol oynayan Batılı uyuşturucu baronları ve kartelleri karşısında ne tür tedbirler devreye sokmuşlardı? Uyuşturucu baronlarının böylesine hüküm sahibi olduğu topraklarda yeniden bir devlet ve ordu inşa etmek ne kadar mümkündü? Siyasi karar alıcılar ve güvenlik güçleri ile uyuşturucu baronları arasındaki derin ilişkileri bozmadan, uyuşturucu tekelini yıkmadan NATO misyonlarının başarıyla yerine getirilme ihtimali var mıydı?  Uyuşturucu ve terörizmin böylesine birbirine eklemlendiği bir ortamda, Afganistan’ı kim terk ederdi ya da etmek isterdi?  İşgal ve müdahalelerle dolu tarihsel arka planıyla birlikte Afganistan’ın narkoterörizm sorunsalını masaya yatıracağımız GASAM Panelimize hepinizi bekliyoruz. (Dr.Merve Seren)”

Panel, 31 Mart 2018 Cumartesi günü Saat 10.00’da Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Merkez Efendi Mah. Mevlevihane Cad. Yenikapı Mevlevihanesi No: 25 Zeytinburnu / İstanbul’da düzenlenecektir.

Panele katılım serbesttir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here