Orda bir ülke var uzaklarda, gitmesek de, görmesek de, bilmesek de o ülke bizim ülkemizdir. İklimi çetin ve acımasız, insanları yoksul ve mazlum, yürekleri ise umut dolu. Orası, Bangladeş.

Bangladeş, define anlamına gelen Bengal bölgesinde kurulmuş Güney Asya’nın en genç ülkesi. Adı her ne kadar define anlamına gelse de yoksullukla özdeşlemiş bir ülke. Verimli topraklarına ve doğal zenginliklerine rağmen Bangladeş, siyasi istikrarsızlıkların yanı sıra katı iklim şartlarıyla da baş etmek zorunda olan, talihsiz bir coğrafya.

Esmer benizli Bengal halkının, Türklerle tarihin ücra dönemlerinde kalmış önemli bağları var aslında.  Bu güçlü kardeşlik bağları, 800 yıl öncesine; Türkistan asıllı kumandan Muhammed Bahtiyar Halaci’nin Bengal bölgesine 1200 yılında gerçekleştirdiği ilk sefere kadar uzanmaktadır. Türk ve Bengal halkının dostluğu bu tarihten itibaren başlamış, Kast Sistemi altında ezilen Bengal halkının, Türklerin İslam davetini kabul etmeleri sonucunda bu bölgede din olarak İslam hâkim olmuştur. İslam diniyle bir kimlik kazanan Bengal halkı, Hindulara karşı etnik eziklikten kurtulup, 1200 yılında Muhammed Bahtiyar’la başlayan ve 1757 yılına kadar süren  bir  istikrar dönemi yaşamıştır.

Tarihten gelen bağlarımızı kısaca özetlemeye çalıştığımız Bangladeş, Kasım ayı içersinde son yılların en büyük kasırga felaketiyle karşı karşıya kaldı. Milyonlarca insan Sidr Kasırgası’nın ortaya çıkardığı felaketten etkilenmiş, kasırganın Bangladeş ekonomisine verdiği maddi zarar milyon dolarlarla ifade edilmiştir. Bangladeş Gıda ve Afet Yönetim Merkezi’nin verdiği bilgilere göre kasırga felaketi sonucunda; 2.997 kişi hayatını kaybetmiş, 34.508 kişi yaralanmış, 1.724 kişi ise kaybolmuştur.

Yoksulluğun mesken tuttuğu ülke, meydana gelen kasırga felaketinden dolayı çok büyük mali zara uğramış; yıkılan ev sayısı 363.346, hasarlı ev sayısı ise 518.628 olarak belirlenmiştir. Ülke ekonomisinin temel gelir kayanağı olan tarımsal alanda da büyük zararlar meydana gelmiş, 461.399 dönümlük ekili alan tamamen, 1.235.970 dönümlük alan ise kısmen zarar görmüştür. Ülkenin altyapısı da bu kasırgadan olumsuz yönde etkilenmiş, yollar yıkılmış veya büyük hasar görmüştür. Aynı zamanda ülkenin 1.355 eğitim kurumu yıkılmış ve 6.480’ninde hasar oluşmuştur.

 

Kasırga felaketi sonunda dünyanın pek çok bölgesinden Bangladeş’e yardımlar ulaştırılmaya başlanmış, sivil toplum kuruluşları da dost ve kardeş ülke Bangladeş’in acılarını paylaşmak için biraz gecikerek de olsa yardım organizasyonları yapmışlardır. Dünyanın en fakir toplumları arasında yer alan Bangladeş halkı, yaşanan bu felaket neticesinde çok daha mağdur durumda kalmış, yardımlar bu yaraları tam anlamıyla saramamıştır.

Türk halkı olarak dost ülke Bangledeş’e yaşanan bu felaket sonucunda yeterli yardım yapabildik mi? Yaraları sarmada ne kadar başarılı olabildik? Bunun muhasebesini yapmamız gerektiğine inanıyor, Türk halkı olarak bu acı gününde Bangladeş halkının yanında olduğumuzu daha fazla hissettirmeliydik diye düşünüyorum.

Bangladeş’te yaşanan kasırga felaketinin boyutları yazılı ve görsel basınımızda yeteri kadar aksi seda bulmadı maalesef. Pakistan’da yaşanan deprem ve Güney Doğu Asya’da yaşanan tusunami felaketlerine gösterdiğimiz ilgi ve toplumsal dayanışmayı Bangladeş’in Sidr’le olan imtihanında gösteremedik. Büyük ülke, büyük millet olabilmek dünyanın muhtaç ülke ve toplumlarına zamanında ve gerektiği gibi yardım elini uzatabilmek demektir aynı zamanda. Her şeye rağmen uzak mesafe, zor doğa koşullarını aşarak Bangladeş’i bizim ülkemiz, Bangalileri kardeşlerimiz bilip şefkat ve dost ellerini uzak ummanlara uzatan, İHA İnsani Yardım Vakfı, Kimse Yok Mu? Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ve 1 milyon dolar nakdi yardım yapan Dış İşleri Bakanlığımızı tebrik etmek gerekiyor.

Kasırga felaketinin hasar tablosunun sayısal verileri yukarıda detaylı bir şekilde sunulmuştu. Her ne kadar felaketin boyutlarını açıkca gösterse de, rakamlar bazen acının büyüklüğünü yansıtmakta yetersiz kalabilmektedir. Millet olarak annesiz, babasız kalan bir çocuğun, evsiz, aç kalan bir insanın acısını yüreğimizde hissedebilecek merhamete ve duyguya sahibiz. İnanıyorum ki tüm şahıs ve kurumlar olarak bu acı tabloyu tekrardan inceleyerek, rakamların arkasındaki acıyı daha derin duyarak; atacağımız hayır adımlarıyla Bangladeş halkının yanında  olduğumuzu onlara hissettirebiliriz.

Neden Bangladeş’te bir eseriniz olmasın!

Hiçbir şey için geç sayılmaz. Orada bir ülke var uzaklarda. Gidelim, görelim, yardım edelim. Çünkü o ülke bizim ülkemiz, kardeş ülke Bangladeş.

Cemal DEMİR

Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM)

Bangladeş Uzmanı

Paylas
GASAM
GÜNEY ASYA STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here