AB Bakan Yardımcısı Ali Şahin, Bulgaristan güvenlik güçleri tarafından sınırı geçmeye çalışırken yakalandıktan sonra ölüme terk edilen Pakistanlı Selman Khan’ın cenazesini ailesine kavuşturdu.

Türkiye üzerinden yasa dışı yollarla Bulgaristan’a geçen, orada güvenlik güçleri tarafından yakalanarak sınır dışı edilen ve sığındığı harabede donarak, hayatını kaybeden Selman Khan‘ın annesi Manra’nın “Oğlumun cansız bedeni de olsa bana ulaştırın” çağrısını Avrupa Birliği (AB) Bakan Yardımcısı Ali Şahin duydu.

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Şahin, Pakistanlı bir sosyal medya kullanıcısının kendisine Twitter üzerinden ulaştığını ve “Bu fakir aileye yardımcı olur musunuz” diyerek, Selman Khan’ın durumunu paylaştığını anlattı.

“Bu, hayatımda aldığım en acılı mektuptu”

Üniversite eğitimini 1990-1997 yılları arasında Pakistan Karaçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde tamamladığını, Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (GASAM) Başkanlığını yürüttüğünü ve Pakistan Büyükelçiliği ile sürekli temas halinde olduklarını belirten Şahin, bu nedenle sosyal medyada Pakistanlı pek çok takipçisi bulunduğunu ifade etti.

Pakistanlı takipçileri aracılığıyla, kendisine Selman Khan’ın fotoğrafı ile okur yazarlığı olmayan annesinin parmak izinin yer aldığı bir mektubun ulaştığını aktaran Şahin, “Türkiye’den yaklaşık 4 bin kilometre uzakta olan Pakistan’ın Peşaver kentinden, okur yazar olmayan, evladını Batı’nın soğuk ve merhametsiz sınırlarında kurban vermiş bir annenin yakarışıydı bu mektup. Bu, hayatımda aldığım en acılı mektuptu. İnşallah bu mektup Doğulu acılı annelerin yazdığı son mektup olur.” dedi.

Bu mektubu okur okumaz Kırklareli Valisi Esengül Civelek’i aradığını kaydeden Şahin, “Pakistanlı bir kardeşimizin sınırda vefat ettiğini söyledim. Gerekli işlemleri hızlandırabilirlerse bu evladımızı, annesine kavuşturmak istediğimi söyledim. Sağ olsun, yakinen ilgilendiler.” diye konuştu.

“Bu, Batı’nın merhametsiz ve soğuk sınırlarında yaşanan dramlardan sadece birisi”

Hikayesini öğrenmesinin ardından, Selman’ın çok daha vahim bir şekilde hayatını kaybettiği bilgisini aldığına işaret eden Şahin,  şunları söyledi:

“Selman, Bulgaristan sınırını geçiyor. Orada Bulgaristan güvenlik güçleri tarafından yakalanıyor, gözaltına alınıyor. Daha sonra ayakkabıları çıkartılarak, o gecenin soğuğunda, karlı kış ortamında tekrar Türkiye sınırına bırakılıyor. Burada bir harabeye sığınıyor Selman Khan ve maalesef hayatının en uzun uykusuna dalıyor. Donarak hayatını kaybediyor. Bu, Batı’nın merhametsiz ve soğuk sınırlarında yaşanan dramlardan sadece birisiydi. Anne bize ulaşamamış olsaydı, Selman muhtemelen kimsesizler mezarlığında, meçhul bir mezarda olacaktı. Annesi, cansız bedeni de olsa, orada gidip ziyaret edebileceği, çiçek ekebileceği, başında Yasin-i şerif okuyabileceği bir mezarı olsun istiyordu. Selman’ın cansız bedenini annesine kavuşturmanın, canlı bedenini kavuşturmak kadar değerli olacağını hissettim.”

“Selman’ı cennete uğurlanan bir damat gibi hazırladık”

Selman’ın Kırklareli’nde otopsi işlemlerinin hemen tamamlandığını ve sonrasında İstanbul Adli Tıp’a yönlendirildiğini belirten Şahin, buradaki işlemlerin de tamamlanmasının ardından, Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Bilal Ekşi’ye ulaştığını ve durumu anlattığını bildirdi.

Şahin, Selman’ın cansız bedeninin annesine kavuşturulması talebi üzerine THY Genel Müdürü Ekşi’nin “Şeref duyarız” dediğini aktardı.

Annesinin, Selman’ı donmuş bir şekilde görmesini istemediklerini kaydeden Şahin, “Tabut işlemleri tamamen bu özenle yapıldı. Onu, annesine, dünyadan cennete uğurlanan bir damat gibi hazırladık.” diye konuştu.

“Annem, sizi kendine oğul kabul etti”

Şahin, Selman’ın ağabeyinin kendisine gönderdiği ses kaydında, “Sizin gibi iyi insanlar var olduğu için dünya hala ayakta. Benim annem sizi kendine oğul kabul etti ve kız kardeşlerim artık sizi bir ağabey olarak biliyor. Biz 8 kardeştik. Allah Selman’ı aldı ama artık siz bizim bir kardeşimiz oldunuz.” dediğini aktardı.

“Şahin, Pakistan medyasında geniş yer buldu”

Bakan Yardımcısı Şahin’in, Selman’ın cenazesini annesine kavuşturmak için gösterdiği çaba, Pakistan medyasında da geniş yer buldu.

Haberde, Şahin’in öğrencilik yıllarında katıldığı Pakistan’ın en ünlü talk show programı “Afedersiniz” isimli programdaki görüntülerine de yer verildi. Programın sunucusu Muin Akhtar, Şahin’i Karaçi Üniversitesi’nin en iyi Urduca konuşan yabancı öğrencisi olarak programa çağırmış.

Görüntülerde Akhtar, Şahin’e “Pakistan’ı sevdin mi” diye soruyor. Şahin’in “Çok sevdim” demesi üzerine Akhtar, “Öyleyse kal burada gitme” diyor. Bunun üzerine Şahin’in “Burada kalmam için beni evlendirmen lazım” demesi, seyircileri kahkahaya boğuyor.

Akhtar, programın sonunda “Ali Şahin’in bu kadar konuşacağı aklımın ucundan geçmezdi. Bırak konuşmayı hazır cevap çıktı” diyor.

“Doğulu çocuklar, çalınan zenginliklerine yöneliyor”

 “Doğu’nun çocukları niçin Batı’nın merhametsiz ve soğuk sınırlarında can veriyorlar.” ifadesini kullanan AB Bakan Yardımcısı Ali Şahin, şu değerlerlendirmelerde bulundu:

“Burada iki önemli sebep vardı. Bunlardan ilki tarih aslına rücu ediyor, yani yüzyıldan bu yana yeryüzünde kurulu bir sömürü ve kaba kuvvet medeniyeti var. Bu çocukların Batı’nın sınırlarına bu şekilde yönelişleri, bu topraklardan, Asya’dan, Ortadoğu’dan, Afrika’dan yüzyıldan bu yana sömürülüp, çalıp götürülen kendi zenginliklerine doğal bir yöneliş. İnşallah Doğu’nun çocukları, Batı’nın sınırlarına muhtaç olmazlar. Sykes Picot sınırları doğal olmayan sınırlardı. Sykes Picot’un mağdurları bugün Batı’nın sınırlarında, kendilerinden çalınan özgürlükleri, adaleti ve zenginlikleri arıyor. Türkiye’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmak istediği şey, yeryüzünde yüzyıldan bu yana hakim olan kaba kuvvet ve sömürü çağının yerine bir merhamet ve paylaşım çağı inşa edebilmek. Belki de asıl savaş bu.”

Haber: Anadolu Ajansı (AA)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here