Afganistan Raporu ve Çözüm Stratejisi

GİRİŞ

Afganistan, tarihinin  birçok  evresinde  dış kaynaklı saldırı ve  işgallere  maruz  kalarak  varlığını savaş ve  direniş arasında  geçirmiş, siyasi, etnik, dini, ekonomik  ve toplumsal istikrarsızlıklarla  boğuşmak  zorunda  kalmış  bir ülkedir. Ülkenin  gerek  coğrafi ve  doğal yapısı, gerek  kültür ve  insan  karakteri özellikle yabancı işgal ve müdahalelere karşı son derece dirençli  ve  reaksiyonel bir yapıya  sahip  olsa  da  bu  karakteristik, Afganistan’ı  işgallere maruz kalmaktan müemmen hale getirememiştir. 27  Aralık  1979  tarihinde  başlayan Sovyet işgali  her  ne  kadar 15  Şubat  1989’da fiilen sona  ermiş ve  hatta  bu işgalin  başaktörü Sovyetler Birliği  tarihten silinmiş bili olsa, Afganistan hala  Sovyet işgaliyle  başlayan o  sürecin devamını yaşamaktadır. Sovyet işgali sonrası altyapı, devlet yapısı, siyasi, ekonomik ve demografik bağlamda tamamen tahrip olmuş ve bitap  düşmüş olan  Afganistan, savaşın  galibi sayılan  ancak  devlet yönetme  deneyimine  sahip  olmayan mücahit gurupların  iktidar  savaşları sonucu  ABD  ve  Pakistan başta  olmak  üzere  dış güçlerin  de olumsuz  müdahaleleriyle yeni bir istikrarsızlık sürecine girmiştir. Dış güçler tarafından da örgütlenen ve körüklenen siyasi istikrarsızlık  ve  guruplar  arası güç  savaşları, uzun ve  yıkıcı  Sovyet işgali sonrası  Afganistan’a umut edilen barış ve  huzur iklimini getirmediği gibi ülkede  derin bir otorite boşluğu yaratmıştır. Afganistan merkezli oluşan ya da bir strateji gereği oluşturulan bu  otorite  boşluğu, 9/11 saldırıları sonrası, El  Kaide ve Taliban  Rejimi gerekçe  gösterilmek  suretiyle  ABD  ve  NATO’nun bölgeye yerleşmesi için zemin hazırlamış, fırsat sunmuştur. El Kaide unsurlarının ortadan kaldırılması, Taliban rejiminin çökertilmesi, Afganistan’a özgürlük, demokrasi ve istikrar getirilmesi gibi gerekçelerle  7 Ekim 2001 tarihinde ABD ve Koalisyon güçleri Afganistan’a operasyon  düzenlemiş ve süresi belirsiz işgalde 9. yıla gelinmiştir. Geçen 9  yıl zarfında  El Kaide  ve  Taliban  unsurları etkisiz  hale  getirilemediği gibi, güvenlik  Afganistan’ın  en  önemli sorunu  haline  gelmiş, ülkeye  hakim olan şiddet iklimi neticesinde  siviller  çok  büyük  zarar  görmüş, altyapı, sağlık, eğitim ve  istihdam başta  olmak  üzere  kalkınmada ilerleme sağlanamamış, yaratılan otorite  boşluğu neticesinde Afganistan dünya uyuşturucu  üretiminin  merkez  üssü  haline  (% 90) gelmiştir. ABD, NATO  ve  Karzai hükümeti geçen 9  yıl zarfında  Afganistan  topraklarının  sadece % 30  luk  kısmını kontrol altında  tutabilirken geri kalan % 70  lik  bölüm Taliban ve  Taliban yanlısı  aşiretlerin kontrolünde kalmıştır. Afganistan’da süren 9  yıllık işgale rağmen giderilemeyen otorite boşluğu  ve  uyuşturucu  trafiği bölgeyi adeta  bir terör laboratuarına  dönüştürmüş, istikrarsızlık  ve şiddet ikliminin sınırlarını Afganistan’ın  dışına taşıyarak  Pakistan, Hindistan, Çin, İran ve  son  olarak  dolaylı bir şekilde  Kırgızistan’ı içine alan geniş bir coğrafi bölgeyi etkisi altına almıştır. Özetle 2001  yılından bu yana  ABD  ve  NATO  tarafından izlenen ve sık  aralıklarla  yenilenen “Afganistan Stratejileri”nin hiçbiri işgal öncesi  belirlenen ve  dünya  kamuoyuna  işgal gerekçesi olarak sunulan nedenleri  ortadan kaldıramadığı gibi hedef noktalara varılmasını da sağlayamamıştır. Afganistan ve Pakistan, Türkiye’nin  nüfuz  coğrafyasının sınır karakolları  mahiyetinde  2  önemli müttefik  ülkedir. Türkiye  gerek  etnik, kültürel ve  tarihi bağları gerekse  sahip  olduğu küresel güç  potansiyelleri ile dış politikada eksen genişleten bir ülke  olması hasebiyle  Afganistan ve  Pakistan’daki gelişmelere  kayıtsız  kalamayacak  bir ülkedir. Bu  gerçekler  ve tespitler ışığında Afganistan ve Pakistan politikalarına ilişkin en önemli  soru  Türkiye’nin  bölgeye ilişkin kendi belirlediği özgün stratejileri olup  olmadığı ve bu stratejileri hayata geçirmeye  yönelik güç  ve kabiliyetinin  ne olduğudur?  GASAM Afganistan Raporu ve Çözüm Önerisi bu manada Afganistan’da  gelinen noktadaki başarısızlığın nedenlerini, işgalin  farklı hedef ve  boyutlarını ortaya  koyarak  Afganistan ve bölgenin doku  ve  karakteristiğine uygun bir çözüm önerisi sunmaktadır. Afganistan ve Güney Asya’nın umutla beklediği barış, huzur ve istikrara  katkıda bulunması temennisiyle bilgilerinize arz olunur. Saygılarımızla,

Ali ŞAHİN  Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Başkanı


GASAM AFGANISTAN RAPORU VE COZUM STRATEJISI


 

Paylas

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here