Afganistan halkı yeni cumhurbaşkanını belirlemek için 28 Eylül 2019 cumartesi günü sandık başına gitti. ABD öncülüğünde koalisyon güçlerinin, Taliban’ı 2001’de devrilmesinin ardından 4’üncü kez cumhurbaşkanı seçimi yapılan ülkede, Taliban’ın tehditlerine karşı 72 bin güvenlik görevlisinin olağanüstü güvenlik önlemleri alınmasına rağmen katılım yine de beklenenin altında kaldı.

Ülke genelinde 7 bin 383 merkezde oy kullanılacağı belirlendi. Yetkililer 5 bin 388 sandığın güvenliğinin sağlanabileceğini açıkladı. Yaklaşık 2 bin merkezde seçmenin, Taliban örgütünün tehdidi altında oy kullanılamayacağı kararına varıldı.

Cumhurbaşkanı seçimin de Cumhurbaşkanı Gani ve İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah’ın da aralarında bulunduğu, Hizb-i İslami lideri Gülbeddin Hikmetyar, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Muhammed Hanif Etmer ve Rahmetullah Nebil’in de ralarında bulunduğu toplam 14 cumhurbaşkanı adayı yarıştı. Seçimde, 9 milyon 600 bin seçmenden 2 milyon 695 bin seçmen oylarını kullandığı seçim kurulu tarafından bildirildi.

ABD-Taliban barış görüşmesi

Afganistan’da Cumhurbaşkanı seçimlerinin ABD-Taliban barış görüşmeleri arifesine denk düşmesi, adayların barış olursa seçim ertelenir beklentileri dolayısı ile adaylar seçim kampanyası yapma gereği duymadılar. ABD-Taliban barış görüşmeleri dolayısıyla adaylar seçmene ulaşmada çekimser kaldılar.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Afganistan savaşını bitirmek için Eylül 2018’de başlayan Taliban’la müzakere yürütüyordu. Katar’ın başkenti Doha barış görüşmelerinin merkezi olarak taraflarca belirlenmişti.  Doha’da yürütülen müzakerelerin dokuzuncu toplantısı sonrasında, tarafların bir “taslak anlaşma” üzerinde mutabakat sağladıkları açıklanmıştı. Tarafların bir mutabakat taslak anlaşması yaptıklarını duyurması ülkede, bölgede ve uluslararası arenada olumlu bir akis bulmuştu. Afgan halkı, barış tünelin ucunda ışık görünecek mi! Meraklı bakışıyla, barış görüşmelerini takip ededursun…

8 Eylül 2019 Pazar günü ABD Başkanı Trump, “bir ABD askerinin de öldüğü Kabil’deki saldırıyı gerekçe göstererek, Taliban’la devam eden barış görüşmelerini durdurduğunu ilan etti. Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ve bazı Taliban liderleri ile Camp David’de yapılması planlanan gizli görüşmelerin iptal edildiğini duyurması” barış tünelin de ışığın görünmesi başka bir bahara bırakıldığını ümit ediyoruz.

Barış görüşmelerin başlangıç ve bitişi, Eylül ayı olması tesadüf mü?

ABD Kabil Büyükelçisi John Bass, “Afganistan’da yakında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimi de görüşmeleri devam eden barış da önemlidir ancak ABD için barış konusu önceliklidir.” demişti.

Madem ABD için barış konusu öncelikli idi! Neden barış görüşmeleri durduruldu?

 “Ben Kazandım” ve Hileli Oy

Afganistan Bağımsız Seçim Komisyonu, ülke genelinde 28 Eylül’de yapılan cumhurbaşkanı seçiminin resmi olmayan sonuçlarının 3 hafta (17 Ekim) sonra ve kesin sonuçları ise Kasım ayında açıklanacağını duyurdu.

Hâlihazırda ki iktidar cephesi, seçimin hemen akabinde seçim kurulunun sonuçları ilan etmeden kazananın kendileri olduğunu ilan etmeleri, seçim tansiyonu yükseltti.

Seçimin favori isimlerinden mevcut İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah, kendisine iletilen bilgilere göre büyük bir farkla seçimin galibinin kendisi olduğunu basın toplantısında duyurdu. Ayrıca Abdullah Abdulah en büyük korkusunun oy sahtekârlığı olduğunu ifade etti.

Akabinde benzer bir açıklamayı mevcut Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Eşref Gani’nin yardımcısı Emrullah Salih de alınan bilgiler doğrultusunda Gani’nin önde olduğu iddiasında bulundu.

Muhalefet cephesinde gelince iddialı Cumhurbaşkanı adaylarından seçimin hemen akabinde seçime hileli oyların damga vurduğunu ve seçim itirazlarını şöyle ifade ettiler;

Eski başbakanlardan Gülbeddin Hikmetyar, basın toplantısında seçime hile karıştığını, hileli oylar geçersiz sayılmazsa seçim sonucunu kabul etmeyeceklerini duyurdu. Halkın kullandığı oylara sahip çıkacaklarını vurguladı.

Diğer bir aday Abdullatif Pedram basın toplantısında Hilelerle geçen bu seçimin geçerliliği yoktur, hileyle hükümet kurulmasını kabul etmiyoruz, bu seçimin kazananı da yoktur.” diye konuştu.

Eski İstihbarat Başkanı Rahmatullah Nabil de seçime katılımın çok düşük olduğunu ve bu nedenle hiçbir adayın gerekli oyu alamadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı adayları tarafından yeni yapılmış seçimin meşruiyetinin sorgulanması ve tartışılması, tüm gözlerin seçim komisyonun üzerinde odaklandığı, yapılan ufak bir suiistimalin toplumun büyük kesimine maliyetler ödeteceği aşikârdır. Afganistan da seçimlerin arifesinde çıkacak iç savaşın yegâne önleyici kurumun “Bağımsız Seçim Komisyonun” olacağını söylemek çok iddialı bir söz değildir.

Seçim Meşruiyeti

ABD-Taliban barış görüşmelerinin seçim arifesinde devam etmesi adaylar arasında seçimin olması veya ertelenmesi konusunda yaşanan ihtilaflar, bir önceki seçimlere göre, Afgan halkı bu döneminde yaşamış olduğu belirsizliği bu zamana kadar hiç yaşamamıştı.

Bu seçimin yapılması veya yapılmaması ile ilgili yoğun tartışmalar oldu. Başta eski Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ve Afganistan’da faaliyet gösteren farklı cenahlardan önemli politik figürlerin de bulunduğu bir grup, barış sürecini sekteye uğratacağı gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığı seçiminin ertelenmesinden yanaydılar.

Mevcut Cumhurbaşkanı Gani cephesi dışında neredeyse tüm cenahlar, seçimlerin ertelenip Taliban’la olası barış görüşmelerine odaklanılması gerektiği görüşü hâkimdi.

Ta ki ABD Başkanı Trump’ın ani bir kararla barış görüşmelerini sonlandırması, son iki haftaya kadar ertelenmesine büyük bir olasılıkla bakılan seçimin yapılmasının önünü açılmış oldu.

Seçime katılım sayısın düşük olması, meşruiyetinin sorgulanması bu seçimi kazananın şaibeli olacağından siyasi istikrarsızlığın ülkede gün geçtikçe derinleşeceği ortadadır.  Ülkede 16 milyon seçmenin bulunduğu tahmin edilen, 1 milyon 100 bin oyla cumhurbaşkanı seçilme ihtimali, özellikle kaybedenler tarafından seçimin meşruiyetinin tartışmaya alenen açılacağı ve sonrasında siyasal kavgaların yaşanması kuvvetle muhtemeldir.

Gerek kampanya süresince gerek seçim günü ve sonrasında yaygın bir şekilde dillendirilen seçime hile karıştığı iddiaları algısal zihin hareketliliğini gün geçtikçe güçlendirecektir. Kış mevsiminde bir çığlıkla yaşanan çığın altında siyasal erkler yaşam kalım mücadelesi vereceklerdir. Bundan dolayı da gerek katılım düzeyinin benzeri görülmemiş ölçüde düşük kalması gerekse yaygın ve sistematik hile yapıldığı iddiaları, seçimin galibinin ülkenin yeni meşru cumhurbaşkanı olarak tüm kesimler tarafından kabul edilme olasılığını zayıflatmaktadır.

Taliban’ın seçmen tehditti, güvenlik açığı ve halkın adaylara güvenmemesi, barış görüşmelerinin askıya alınması, katılım düşüklüğü, hileli oy, teknik başarısızlığın sıralandığı, bu seçimin meşruiyetinin sorgulanması…
Afganistan Bağımsız Seçim Komisyonu’nun yayınlayacağı seçim sonucuna taraflar güvenecek mi?

Afganistan’ın Ankara Büyükelçisi Abdurrahim Seyitcan, ülkesinde yaşanan tüm zorluklara rağmen seçimlerin yapılabildiğini belirterek, “Afganistan’da zorluklara rağmen demokrasi işliyor. Bizim başka seçeneğimiz yok, seçime gitmemiz ve demokrasiyi sürdürmemiz gerekiyor.” ifadesi Afgan halkı için ümit vericidir.

Şimdi sıra ülkede siyasi istikrarı oluşturacak siyasal erklerin stratejik hata yapmadan ülkenin güvenliğini huzurunu sağlayacak adımlar atması gerekiyor.

ABD arabulucu olacak

2014’teki seçimlerde yolsuzluk iddiaları ve kaosun ardından ABD devreye girerek ülkenin daha fazla şiddet olayına sürüklenmemesi için birlik hükümeti oluşturulmasını sağlamıştı. 2019 da ABD aynı gerekçelerle arabulucu olacağı tahmin edilmektedir. ABD hiçbir zaman küresel rakiplerine Afganistan’ı bırakmayacak ve Asya’nın kalbi olan Afganistan’dan mecbur kalmadıkça elini eteğini çekmeyecektir. Son anda yine ABD sahnede olacak. Ama yorgun bir ABD olacak!

Eller tetikte!

Afganistan işgalinin 19. yılına  yaklaşırken  gelinen nokta  itibariyle  ABD öncülüğünde ki uluslararası güç (ISAF)  ülkenin güvenliği, askeri, idari ve hukuki alanda yeniden yapılanmasına destek olmak amacıyla işgal hedeflerinden hiçbirine  ulaşılamadığı gibi Afganistan’da  güvenlik, ekonomik, siyasi ve  toplumsal yaşamın  çok  daha gerilere  gittiği ve  Afganistan’da otoritenin sağlanamadığı görülmektedir. ABD öncülüğünde ki uluslararası güç (ISAF) Afganistan’da 19 yıl kalmasına rağmen, ülkenin demokrasi hayatında önemli yeri olana cumhurbaşkanılığı seçim güvenliği probleminin devamlılığı, ABD ve ISAF hedefleri ve varlığı sorgulanmalıdır. Neden ABD ve ISAF tarafından Afganistan’da seçim güvenliği sağlanamamıştır?

2019 yılı seçimlerine gelindiğinde ülkede güvenlik açığı hat sahada olduğu ve yaklaşık 2 bin merkezde seçmenin Taliban örgütü tehdidi altında oy kullanılamayacağı öngörülerek seçmen sandıkları oluşturulamamıştır.

Seçim meşrutiyetinin sorgulandığı, hileli oy şaibesi ve tartışmalı bir sonucun Afganistan’ı daha fazla şiddet olayının içine sürükleyebileceğinden endişe ediliyor. Cumhurbaşkanı adayların çoğunun ağır silahlara sahip destekçilerinin olması geçmişten gelen husumetlerin öcünü seçimlerin arifesinde çıkarmasından kaygı duyuluyor. Eğer taraflar seçim istikrarsızlığını uhulet ve suhuletle çözemezlerse Afganistan’da siyasal hayat ve kurumlar daha çok yıpranmış olacaktır. Ayrıca Taliban’ın Kabil’e girmesi an meselesi olabilir! Afganistan’da şiddet ortamının kısa sürede çözülmesini umut ediyoruz.

Afganistan’da sürdürebilir bir barış için tüm Afganlılar arasında ortak bir akıl ve ortak bir vizyon oluşturmak istikbali meseledir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here