Md. Tarequl ISLAM, Doktora Adayı- Türkiye

Bangladeş Güney Asya’da bulunan Müslüman bir ülkedir. Coğrafi olarak Hindistan’ın ortasında yer alıp, Myanmar ile de çok küçük ölçekte sınırı bulunmaktadır. Müslüman olarak dünyadaki ülkeler arasında nüfus sayısı bakımından Bangladeş dördüncü sıradadır. Müslüman orduları ülkeye ticaret amaçlı ziyarete gelen Sufiler tarafından bu topraklara gönderilmiş ve Bangladeş 12. Yüzyılla beraber İslam etkisine girmiştir. Şu an nüfusun %89’u Müslüman ve resmî dini İslam’dır. Bazı şehirlerde bulunan küçük bir azınlık hariç müslümanların hepsi Sünnî mezheplere bağlıdır.

Bangladeş bölgesinde ilk Müslüman hükümetin kuruluşu 1204 yılına dayanmaktadır. I. Dünya Savaşında Osmanlı’nın yenilmesiyle birlikte, Avrupalı güçlerin Osmanlı’yı parçalamaya kalktığı dönemde Bengal bölgesi dâhil, Hint alt kıtasındaki Müslümanlar, İngiliz hükümetine karşı “Hilâfet Hareketi” adlı protestolar düzenlemişlerdir. Şimdi de dünyanın neresinde bir Müslüman topluluk zulüm görse, onlar için her zaman Bangladeş’te sesler yükselir ve zulüme karşı protestolar ile karşılık verilir. Örneğin, Arakan, Keşmir, Filistin, Afrika bölgeleri ve savaş içinde olan ülkeler için geçmişte çok sayıda protesto gerçekleştirilmiştir. Peygamber efendimize yapılan saygısızlık karşısında da kayıtsız kalınmamış ve dünyada yapılan en büyük protesto ile Fransa’ya cevap verilmiştir.

İslam dininin son peygamberi ve Müslümanların yegane rehberi olan Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.)’e karşı Fransa’dan yükselen çirkinlikler dünyada birçok Müslüman halk tarafından eleştirilirken, bu çıkışa karşı kurum, kuruluşlar ve devlet adamlarının da cevapları gecikmedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un öncülük ettiği İslam düşmanlığı, Hazreti Muhammed’i hedef alan karikatürleri savunması ve İslam karşıtı açıklamaları dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlarca protesto edildi ve İslam dünyasından sesler çığ gibi yükseldi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç hürriyetinden, inanç özgürlüğünden anlamayan, kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubu insanlara bu şekilde davranan bir devlet başkanına başka ne denilebilir, öncelikle akli noktadan bir kontrol!” ifadelerini kullanarak, Fransız mallarına karşı boykot çağrısında bulundu. Bu sert çıkış sonrasında İran, Irak, Bangladeş, Katar, Pakistan, Kuveyt, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden Fransa’ya da tepkiler yağmaya başladı.

Katar, Kuveyt, Fas, Libya, Türkiye, İran, Pakistan, Filistin ve Lübnan’da başlatılan Fransız mallarını boykot kampanyası Bangladeş’te gerçekleştirilen büyük bir gösteri yürüyüşü ile genişletildi. İslam peygamberine hakarete duyarsız kalmayan Müslümanlar Fransa başta olmak üzere Peygamber düşmanlarına karşı tek yürek oldular. Bangladeş’in başkenti Dakka’da geniş çaplı bir protesto gösterisi düzenlendi. Yüzbinlerce Müslüman sokağa inerek, protesto yürüyüşüne katıldı. Göstericilerde Fransız ürünlerine karşı boykot çağrıları yapıldı ve Macron’un cezalandırılması talebinde bulunan protestocular tarafından “Fransız ürünlerine boykot” ve “Macron büyük bedel ödeyecek” şeklinde sloganlar atıldı.

Dakka’da, ülkenin ulusal camisi olan Baitul Mokarram Camisi’nde toplanan İslami Oikya Jote Partisinden yüzlerce kişi, Fransa ve Macron karşıtı gösteriler düzenledi ve Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina hükümetinden “Fransa ve Macron’u kınaması” talebinde bulunuldu. Fransa Büyükelçisi’nin de Paris’e gönderilmesi istenirken, elçilik binası yıkılmakla tehdit edildi. Bangladeş Polisi, Dakka’daki Fransız büyükelçiliğine yaklaşan grubu durdurdu ve yürümek isteyen göstericileri engelledi. Yüzlerce polis, büyükelçiliğe ilerlemeye çalışan göstericileri durdurmak için yollara dikenli tellerle barikat kurdu. Dakka çevresindeki şehir ve kasabalardan da gelerek mitinge katılan protestocular, “Hazreti Muhammed’e iftara atamazsın” şeklinde slogan atarak, Macron’un resmini yaktılar. Eylemciler dağılmadan önce Macron’un yüzünün yer aldığı kuklayı, Fransa karşıtı sloganlar atarak ateşe verdi.

Ülkenin en büyük İslami Partisi olan Bangladeş Cemaat-ı İslami de bir protesto yürüyüşü düzenledi. binlerce kişinin yer aldığı yürüyüşe, Cemmat-ı İslami’nin parti üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Düzenlenen gösteride Fransa karşıtı sloganlar atılarak Bangladeşlilerin Fransız ürünlerini boykot etmeleri istendi. Göstericiler ellerinde Fransa’ya karşı İngilizce yazılan pankartlar taşırken, atılan sloganlar ile Fransa’ya karşı eylem düzenleme konusunda diğer Müslüman ülkelerine çağrıda bulunuldu.

Yürüyüşün ardından Bangladeş Cemaat-i İslami Genel Başkan Yardımcısı ve eski Milletvekili Profesör Mujibur Rahman yaptığı konuşmada, “Fransa’da, İslam’a ve İslam’ın peygamberine karşı her tür saldırıya devam edilirken, Macron bu saldırıya açıkça destek verdi. İfade özgürlüğü adı altında yapılan bu saldırılara devletin destek vermesi İslam dünyasında ciddi endişeler oluşturuyor. İslam dinine karşı Fransa’nın bu davranışın yanında Fransa’daki Müslümanların camilerinin kapatılması ve orada yaşayan Müslümanlara zulmedilmesi dünyadaki tüm Müslümanları derinden üzdü. Biz Peygamber Efendimize yapılan bu saldırılara ve bunu yapanlara karşı olduklarımızı dile getirmek için buradayız. Fransa, yaptığı alçaklığı kabul edip özür dileyene kadar parti olarak vatandaşlarla birlikte ülkenin her köşesinde Fransa’ya karşı eylemlere devam edeceğiz. Ayrıca maalesef hala Fransa’nın yanında olan İslam ülkeleri var. Onları da buradan seslenerek Fransa’nın ürünlerini boykot etmelerini ve onlarla olan ilişkilerini kesmelerini talep ediyoruz” şeklinde beyanatta bulundu.

Fransa’da Macron yönetiminin son zamanlarda Müslümanları ve ibadet yerlerini hedef almasıyla ülkenin farklı şehirlerinde benzer İslam karşıtı uygulamalar görülmeye başlanmıştı. Ülkedeki Müslüman dernek ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar ve baskınlar da arttı. İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, 19 Ekim’de yaptığı açıklamada, Fransa İslamofobi ile Mücadele Kolektifi (CCIF) ile Barakacity dahil birçok dernek ve sivil toplum kuruluşu ile bir caminin kapatılacağını duyurmuştu. Fransa’nın Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde başı kesilerek öldürülen öğretmeni “anmak için” resmi binaların duvarlarına Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo’nun Hazreti Muhammed’e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmış, hatta Macron tarafından Hazreti Muhammed’e yönelik karikatürlerin yayımlanılmasından vazgeçilmeyeceği vurgulanmıştı.

Bu gelişmeler Bangladeş kanadında cevapsız kalmadı. Bangladeş’in en büyük dini hareketi, hükümetin Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesmesini istedi. Ülke genelinde binlerce dini okul işleten ve çok sayıda öğretmen ile öğrencinin üyesi olduğu Hifazet-i İslam Bangladeş grubu, bir miting organize etti ve bu mitinge diğer kentlerden gelen göstericiler de katıldı. Başkentte bulunan Beytül Mukerrem Camii önünde toplanan kalabalık, Dakka’da bulunan Fransa Büyükelçiliği’ne doğru yürüyüşe geçti, ancak polis kalabalığın elçilik binasına yaklaşmasına izin vermedi. Grup tarafından Fransa ile tüm diplomatik ilişkileri kesmesi için hükümete 24 saat süre tanındı. Grubun Genel Sekreteri Junayed Babunagari, “Hükümete, Fransa ile diplomatik ilişkileri 24 saat içinde sona erdirmesi için ültimatom veriyoruz. Talebimiz karşılanmazsa, bir sonraki adımımızı açıklayacağız.” dedi. Grubun bir diğer lideri Nur Hüseyin Kashemi de, “Fransa hükümetinin dünyadaki 2 milyar Müslümandan özür dilemesini istiyoruz. Ayrıca dünyadaki Müslümanlardan da Fransız ürünlerini boykot ederek ve Fransa ile diplomatik ilişkileri sona erdirerek inançlarını göstermelerini istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Bangladeş’in İslamcı partilerinden biri olan İslami Andolan Bangladeş de bir protesto eylemi düzenledi. Partinin üst düzey liderlerinden Ataur Rahman, eylemde verdiği demeçte Fransız büyükelçisinin sınır dışı edilmesi için Bangladeş hükümetine çağrıda bulundu. Başka bir parti lideri de, eğer elçi sınır dışı edilmezse protestocular tarafından elçiliğin “her tuğlasının yıkılacağı” beyanında bulundu. Protestolarda konuşan partinin liderlerinden Nesar Uddin, “Fransa Müslümanların düşmanıdır. Onları temsil edenler de bizim düşmanımızdır” şeklinde ifade verdi.

Bangladeş halkı geçmişten günümüze İslam dinini korumak, mazlumların yanında olmak ve Müslüman kardeşlerinin haklarını savunmak adına sesini yükseltmiş ve yükseltmeye de devam edecektir. Bu güç ve sahip olunan bu potansiyel, ümmet birliğinin ve beraberliğinin inşası için gereklidir. Müslüman ülkeler, yaşadıkları bölgesel ve uluslararası sorunlarda ortak hareket edebilmelidir. Ülkelerin sahip olduğu güç, birlik ve beraberlik olmadığı sürece tek başına bir anlam ifade etmemektedir. Temennimiz, artık hiçbir Müslüman kardeşimizin zulüm görmemesi ve İslam’a karşı yapılan saygısızlıkların son bulmasıdır. Bu da ancak dünya üzerinde bir İslam birliğinin oluşturulması ile mümkün olabilir.

Not “Bu makalede yer alan görüş ve düşünceler yazarın kendisine ait olup GASAM için hiç bir bağlayıcılık ve sorumluluk içermez.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here