Hint Okyanusu’nda Seylan olarak tanınan, uzun dönem İngiltere sömürge sisteminden nasibini alan, 1972 yılında cumhuriyete geçmesiyle Sri Lanka olarak adlandırılan ve uzun yıllar yaşadığı iç savaşla akıllara kazınan ada ülkesinde 17 Kasım Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Gotabaya Rajapaksa kazandı. Ülkenin yedinci devlet başkanı olan Gotabaya Rajapaksa, 2005-2015 yılları arasında iki kez göreve gelerek, on yıl ülke yönetiminde kalan ve iç savaş döneminin devlet başkanı olan ve de diktatör olarak bilinen Mahinda Rajapaksa’nın küçük kardeşidir. Aynı zamanda, bu dönemde savunma bakanlığı yapmış olan Gotabaya Rajapaksa, ülkenin hemen hemen %80’ini oluşturan Sinhalar’la ortalama %18’ine tekabül eden Tamil etnik grubu arasında neredeyse otuz yıl süren iç savaşın 2009 yılında sonlanmasında önemli rol oynamıştır. Bunun yanı sıra, bu dönemde insan hakları ihlalleriyle de suçlanan Gotabaya Rajapaksa’nın devlet başkanı olarak seçilmesi iki farklı görüşü ortaya çıkarıyor: etnik gerginliğin artacağı kaygısını duyanlar ile güvenliğin daha emin ellerde olduğu görüşünü taşıyanlar.

Bu yıl 250’den fazla insanın ölümüne yol açan Paskalya terör saldırısı nedeniyle ulusal güvenliğin ön plana çıktığı ülkede Rajapaksa kardeşlerin Tamil Kaplanlarının yol açtığı ve ülkeye büyük zararlar veren ayrılıkçı terör tehdidini bertaraf etme noktasındaki başarısı da ön plana çıkmış ve Sri Lanka halkının büyük çoğunluğu da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyunu büyük oranda güvenlikten yana kullanmıştır. Ülke nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturan Sinhala popülizminin adayı olan Gotabaya Rajapaksa, yaklaşık 7 milyon seçmene tekabül eden %52 oranında oy çokluğunu elde etti. Buna karşın, ülkenin 22 milyon nüfusunun yaklaşık %20’sini oluşturan Tamil ve Müslüman azınlıklar tarafınca desteklenen ve seçim sürecinde insan haklarını sağlama yönünde yoğunluk kazanan söylem ve vaatleriyle öne çıkan Sajith Premadasa ise 5,5 milyon seçmen oyuyla %42 oranında kaldı. Bu noktada, haklar ile güvenlik ikilemindeki seçmen oyunun güvenlik kaygısıyla şekil aldığı görülüyor.

Seçimi Sinhala çoğunluk oyuyla kazandığının bilincinde olan Gotabaya Rajapaksa, Tamil ve Müslüman azınlığına da Sri Lanka’yı yeniden inşa etmesi için kendisine katılması çağrısında bulunarak, ulusal güvenliğe öncelik verme ve tarafsız bir dış politika izleme sözü verdi. Bugün Sri Lanka yeniden “güvenlik devleti” olma yolunda. Sinhala çoğunluğu ile güçlü Budist rahipleri arasında popüler olan “Terminatör” lakaplı Rajapaksa kardeşler yeniden ülkenin başında. Bu arada, Gotabaya Rajaksa’nın ağabeyi ve eski devlet başkanı Mahinda Rajapaksa ise elli gün süren 2018 anayasa krizinin ardından şimdi yeniden başbakanlık koltuğunda, bu kez kardeşi Gotabaya’nın sağ kolu.

Yeni Delhi her ne kadar 31 km uzağındaki ülkede Rajapaksa kardeşlerin dönüşünden kaygılansa da onların bilinen Çin yakınlığı aslında çok tartışmalı. Dolayısıyla onların bu kez Çin kartını ne kadar oynayabileceği de su götürür. Zira Rajapaksa kardeşlerin, Mahinda’nın devlet başkanı ve Gotabaya’nın savunma bakanı olduğu, eski döneminde insan hakları ihlalleri ve yolsuzluk gibi birtakım suçlamalar nedeniyle Sri Lanka’ya mesafeli duran diğer ülkelerin yanı sıra, Çin’in Kuşak-Yol projesi kapsamında yakınlık kurduğu Kolombo’ya milyar dolarlarca kredi desteği sağlaması neticesinde Pekin’le gelişen “borç ilişkisi” Hambantota limanının 99 yıllığına Pekin’e devredilmesini zorunlu hale getirdi. Ayrıca Pekin şimdi gerek Hambantota limanının açılması gerekse Colombo limanının genişletilmesi gibi büyük projeleri içeren yoğun yatırım desteklerini tekrarlamaya çok da eğilimli değil. Çin borç tuzağı, ekonomik yavaşlama, toplumsal çatışmalar, terör saldırıları, anayasa krizi gibi bir dizi sorunla başa çıkmak zorunda kalan Sri Lanka güvenlik ve istikrar umudundadır. Gerçekten de Rajapaksa kardeşlerin dönüşü şimdilik halk nezdinde siyasi düzene ve ekonomik canlanmaya dönüşün ifadesi olarak görülüyor. Bu itibarla, sanılanın aksine Kolombo’nun Pekin kartını oynaması yüksek bir beklenti değil. Bunun yerine, ağırlıklı olarak Delhi-Pekin dengesini gözeten bir Sri Lanka bekleniyor.

Rajapaksa kardeşler esasında Hindistan ile iyi ilişkiler kurma yolundaydı ve hac ziyareti de dâhil olmak üzere birçok kez ülkeyi ziyaret etti. Hindistan’ın iç savaş sırasında Sri Lanka’ya yaptığı katkılar her ne kadar “çekiç güç” söylemleriyle de anılıyor olsa da dikkate alınıyor ve Çin’in ya da Pakistan’ın Hindistan’ın yerini alamayacağı düşüncesi de aklın bir köşesinde tutuluyor. Bunun yanı sıra, Hindistan, Sri Lanka’nın en büyük ticaret ortağı ve aynı zamanda ülkedeki en büyük yatırımcılardan biri. Sri Lanka’yı ziyaret eden en fazla turist sayısı Hindistan’dan sağlanırken Sri Lankalılar da sağlık, eğitim ve hac ziyaretleri için Hindistan’a gidiyor. Bu nedenle, Kolombo’nun Delhi’den uzak politikalar geliştirmesi çok da akla yatkın durmuyor. Ancak yine de Delhi’nin Rajapaksa kardeşlerle ilişkileri sıkı tutma peşinde olduğu ve bu kez hızlı davrandığı görülüyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Rajapaksa zaferini kutlayan ilk liderler arasında. Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar Sri Lanka seçimlerinin hemen ertesi günü Kolombo’da Rajapaksa ile bir araya geldi. “Sıcak bir toplantı” olarak nitelediği görüşmeler sırasında ilettiği Modi’nin ziyaret davetini Rajapaksa’nın kabul ettiğini bildirdi. Bunun üzerine, yeni Sri Lanka Cumhurbaşkanı Gotabaya Rajapaksa’nın 29 Kasım’da Hindistan’ı ziyaret etmesi bekleniyor.

Sri Lanka Hint Okyanusu’nun kalbi ve Hindistan’ın “Önce Komşuluk” politikasının temel taşı. Delhi’nin bu ülkede büyük altyapı ve enerji yatırımları olsa da ekonomik, güvenlik ve bağlantı ilişkilerinde henüz kayda değer bir derinlikten söz edilemiyor. Hindistan Sri Lanka’yla ekonomik ve güvenlik işbirliğini derinleştirmeli ve pragmatizm ile değerleri dengelemelidir. Artık bu yeni dönemde Kolombo Pekin’de Yeni Delhi’den elde edemediği şeyleri arayacaktır. Hindistan, Sri Lanka’yla bağlantı stratejisine odaklanmak zorundadır. Bu noktada, Sri Lanka’nın Jaffna şehri ile olan yeni havayolu bağlantısı, Japonya ile Kolombo liman projesi ve demiryolu, enerji ve konut sektörlerinde daha fazla yatırım dâhil olmak üzere olumlu ivmeyi sürdürmek zorundadır. Dahası, uzun vadeli karşılıklı bağımlılık için Hindistan defalarca ertelenen Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşmasını bir sonuca vardırmak durumundadır. Bunun beraberinde, Hindistan Hint Okyanusu’ndaki jeostratejik rekabeti artırmadan Sri Lanka ile güvenlik işbirliğini derinleştirmek zorundadır. Ancak bunların da ötesinde Hindistan’ın Sri Lanka’daki etkinliği ve genel anlamda bölgesel üstünlüğü, onun bağlantı projelerinde ve karşılıklı ekonomik bağımlılık konularında ne kadar iyi ve hızlı olabilme kapasitesine bağlıdır. Sri Lanka’yı borç bataklığına sürükleyen bir dönem Çin yakınlığının ardından Hindistan’ın artık işi daha sıkı tutması gerekiyor ve şu aşamada zaten “bekle ve izle” politikasından ziyade, “direkt eyleme geç” taktiğini devreye soktuğu da görülüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here