Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kasım Han: – “Afganistan seçim sonuçları zaten karışıklık içinde olan ülkeye daha da çok karışıklık getirecek, ülkeyi zor bir süreç bekliyor” – Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Uzmanı Dr. Hayati Ünlü: – “Seçim sonuçlarına göre ülke bir taraftan Gani’yi destekleyen Peştunların çoğunlukta bulunduğu Güney Afganistan, diğer taraftan da Abdullah’ı destekleyen Tacik, Özbek ve Türkmenlerin çoğunlukta bulunduğu Kuzey Afganistan olarak ikiye bölündü” -GASAM Başkan Yardımcı Aslan Balcı: – “Can ve mal güvenliği sağlanmadığı için halkın neredeyse tamamında idareye ve liderlere yönelik tepkisi var. Halkın bu tepkiyi sandığa gitmeyerek gösterdiğini tahmin ediyorum” -“ABD’nin adamı olarak öne çıkan Gani, Abdullah ve Hikmetyar’ın ülke içerisindeki etkinlikleri nedeniyle, seçim sonuçlarının kabul edilmemesiyle etnik bir iç savaşın çıkmasından endişe ediyorum”

Uzmanlar, Afganistan cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının meşruiyet tartışmalarını beraberinde getirdiğini belirterek, ABD ile Taliban arasındaki barış görüşmeleriyle savaşta sona yaklaşıldığının düşünüldüğü bir dönemde, ülkenin yeni bir politik krizin içerisine yuvarlanmanın eşiğine geldiği ve sandıktan kaos çıktığı görüşünü savundu.

Resmi rakamlara göre 13 milyon 500 bin kayıtlı seçmenin bulunduğu Afganistan’da cumhurbaşkanlığı seçimleri için sadece 2 milyon 700 bin seçmenin oy kullanması, mevcut başkan Eşref Gani’nin yüzde 50.64 oyla cumhurbaşkanı seçilmesi ve Yüksek Seçim Komisyonu’nun itiraz edilen sandıklar için bir işlem yapmaması, ülkede seçimlerin meşruiyetini tartışmaya açtı. Seçimi yüzde 39.52 oy oranıyla ikinci sırada tamamlayan Abdullah Abdullah’ın alternatif bir hükümet kuracağını açıklaması, 1979’dan beri işgaller ve bitmeyen iç savaşlarla boğuşan ülkeyi, kuzey ve güney olarak ikiye bölünme noktasına getirdi. ABD-Taliban barış görüşmeleri üzerinden yeniden gündeme gelmesi beklenen Afganistan içi barış görüşmelerinin daha başlamadan kilitlendiği üzerinde duruluyor.

Uzmanlar, Afganistan seçimlerinin muhtemel sonuçları, 18 yıllık işgali sonlandırması beklenen ABD-Taliban barış görüşmeleri ve çatışmalardan bunalan Afgan halkının beklentilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, Afganistan seçim sonuçlarının zaten karışıklık içinde olan ülkeye daha da çok karışıklık getireceğini belirterek, Afganistan’ı zor bir sürecin beklediğini söyledi.

ABD’nin Talibanla yaptığı görüşmelerde siyasal sistemin devamlılığıyla ilgili ciddi birtakım sıkıntıların gündeme geldiğini hatırlatan Han, “Afganistan’ın bütün bu mevcut sorunları olduğu gibi yerinde duruyor. Seçimlerden sonra ortaya çıkan son durumla ilgili gelişmelerin nasıl ilerleyeceğini göreceğiz. Ama Afganistan’ı kolay bir süreç beklemiyor.” dedi.

Prof. Dr. Han, Afganistan’da iç çatışmaların belli bölgelerde hali hazırda devam ettiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Afganistan Yüksek Seçim Komisyonu’nun açıkladığı seçim sonuçlarının aksine, seçimleri kazandığını iddia eden ve bir hükümet kuracağını söyleyen Abdullah’a, Pakistan’ın açık desteği biliniyor. Abdullah hükümet kurarsa Pakistan’ın bu hükümeti tanıması çok sürpriz olmaz. Bu noktada Türkiye, Afganistan’ın istikrarından yana tavır alacaktır.”

– “Afganistan güney ve kuzey diye ikiye bölündü”

Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Uzmanı Dr. Hayati Ünlü, geçen hafta içerisinde önce ABD ile Taliban arasında devam eden müzakerelerde sona gelindiğinin ve ay sonunda anlaşmanın imzalanacağının duyurulduğunu, ardından 5 aydır beklenen seçim sonuçlarının nihai halinin Seçim Komisyonu tarafından açıklandığını söyledi.

Ülkenin geleceğiyle ilgili birbirini yakından ilgilendiren iç içe geçmiş iki politik süreç için de sona yaklaşıldığının düşünülmeye başlandığını aktaran Ünlü, “Ancak an itibarıyla gelinen nokta hiç de zannedildiği gibi değil ve ‘Sonsuz Savaş’ta sona yaklaşıldı’ derken, ülke yeni bir politik krizin içerisine yuvarlanmanın eşiğinde görünmektedir.” dedi.

Dr. Ünlü, Barış Süreci’ni anlamak için Afganistan’ın ABD seçimlerindeki rolünü iyi anlamak gerektiğini ifade ederek, “ABD Başkanı Donald Trump, Afganistan’da önceki yönetimlerin başaramadığını başarmak istiyor ve özellikle de Taliban’la anlaşmak istiyor. Burada Trump yönetiminin aceleciliği gözlerden kaçmıyor. Dolayısıyla nihai hedefin Afganistan’da kalıcı bir şekilde barışı tesisi etmek değil, ABD’nin yurt dışındaki askeri varlığıyla ilgili yeni bir paradigma değişikliğine gidildiğini Amerikan halkına göstererek seçim öncesinde kazanılmış bir zafer hikayesi peşinde koşuluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Afganistan’ın en büyük sorunlarından birincisi bir türlü barışın gelememesiyse; ikincisi de bir türlü güçlü bir yönetimin var olamamasıyla ilgilidir” tespitinde bulunan Dr. Ünlü şu ifadeleri kullandı:

“Seçim sonuçlarına göre ülke bir taraftan Gani’yi destekleyen Peştunların çoğunlukta bulunduğu Güney Afganistan, diğer taraftan da Abdullah’ı destekleyen Tacik, Özbek ve Türkmenlerin çoğunlukta bulunduğu Kuzey Afganistan olarak ikiye bölündü. Ancak daha da büyük bir sorun olarak Abdullah ve ekibinin sonuçları reddettiği ve kendi zaferini ilan ettiği görülüyor. Hatta kendi hükümetini kuracağını açıkladı. Taliban da benzer şekilde sonuçları sahte bir sürecin parçası olduğunu ve kınadığını açıkladı.

Taliban ile barış görüşmelerine liderlik etmesi ve yakında müzakere ekibini bir araya getirmesi beklenen Gani için ise muhalefet tarafından kabul edilmeme durumu meşruiyetini zayıflatabilir. Böyle bir zayıf yönetimle Taliban da masaya oturmak istemeyebilir. Bu açıdan ABD-Taliban barış görüşmelerinin sona yaklaştığı tartışılan bir dönemde Afganistan’da yükselen seçim ve meşruiyet krizinin barış sürecine olumsuz yansıması ihtimali oldukça güçlüdür. Farklı ülkelerin farklı hükümetleri tanıması ülkedeki krizi daha da derinleştirecektir.

Afganistan için bir diyalog sürecine geçilse bile, hangi ülke müzakerelere ev sahipliği ya da arabuluculuk yapacaksa, o ülkeyi tüm tarafların gündemi, hedefleri ve süreci belirlemeye başlamasına yardımcı olacak ciddi bir iş yükü beklemektedir. Seçimlerde üçüncü sırada yer alan Hikmetyar’ın Taliban-Afgan barış görüşmelerinin Türkiye’de yapılması gerektiğini açıklamasına bir de bu gözle bakmak gerekmektedir.”

“Etnik bir iç savaşın çıkmasından endişe ediyorum”

GASAM Başkan Yardımcı Aslan Balcı da, Afgan halkının şimdiye kadar iktidara gelen liderlerden umduğunu bulamadığını vurgulayarak “En başta can ve mal güvenliği sağlanmadığı için halkın neredeyse tamamında idareye ve liderlere yönelik tepki var. Halkın bu tepkiyi sandığa gitmeyerek gösterdiğini tahmin ediyorum. Önceki dönemlerde olduğu gibi bu seçimin de güvensizliğin zirve yaptığı bir seçim olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

Seçim propagandası döneminde, adayların, halka neler vadettiklerini tam olarak dile getiremediğini aktaran Balcı, şunları kaydetti:

“Birçok lider, ülkenin tüm bölgelerine gidip seçim çalışması yapamadı. Ekonomi ve barış öncelikli talepler olmasına rağmen 14 lider de bu konularda tatmin edici projeler açıklayamadı. Vaatleri ve projesi olmayan siyasilere halkın tepkisi ağır oldu. Son günlerde ülkede Taliban’dan daha tehlikeli olan bir gelişme yaşanıyor. Seçim sonuçlarının şeffaf ve adil olmadığı izlenimi verilerek ortaya büyük bir kaosun çıkmasından endişe ediliyor. Böyle bir kaostan en karlı çıkan Taliban olacak.

Seçimde Gani’nin kazandığı resmi olarak açıklansa da tarafların, seçimin galibinin kendilerinin olduğunu iddia etmeleri ve özellikle silahlı Taliban örgütünün yanında etnik ve haksızlığa uğramış siyasi muhaliflerin artmasıyla; ülkedeki olumsuz havanın, daha da puslu bir hal almasından ve içinden çıkılmaz hale gelmesinden korkuyorum. Bir şekilde akil insan ve devletlerin araya girmesiyle Afganistan’da devam eden siyasi kavga ve iç savaşın bir an önce bitirilmesi gerekiyor.”

AA Gülsüm İncekaya 24.02.2020

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here