Covid-19 süreci dünyanın her köşesini etkiledi. Ancak, Asya’nın en küçük üçüncü ülkesi olan Bhutan’ın biraz daha özel bir durumu var: Ülke, komşuları göz önüne alındığında Covid-19 açısından büyük risk taşıyan bir bölgede. Bir tarafta salgının ilk çıktığı ülke olan Çin, diğer tarafta Bhutan’ın sıkı ilişkileri bulunan, dev nüfusu ve turist potansiyeliyle salgın için önemli bir merkez olabilecek Hindistan. Turizm gelirlerinin ekonomisinde önemli bir yeri olan bu ülkede, izolasyon sürecinin Lhosar (Tibet yeni yılı) sonrasında ziyaretçilerin ülkede rahatça gezebildiği bir döneme denk gelmesi ayrıca bir sıkıntı yaratıyor.

Bhutan’daki ilk Covid-19 vakası 7 Mart 2020’de Başbakan Lotay Tshering tarafından duyuruldu. Bu ilk vaka, ülkede turist olarak bulunan 76 yaşında bir ABD vatandaşıydı. Hindistan-Bhutan turu kapsamında başkent Thimphu’da bulunan bu ziyaretçi ABD’deki ailesinin isteğiyle 13 Mart’ta havayoluyla Bhutan’dan ayrıldı. Bu vakanın duyurulmasının ardından ülkedeki önemler hızla sıkılaştırıldı.

Çin sınırı gerek iki ülke arasındaki diplomatik ve ticari ilişkilerin çok yoğun olmaması, gerek de fiziki koşullar sebebiyle işlek değil. Ancak Hindistan-Bhutan sınırı iki komşu için de çok değerli. 699 kilometrelik bu sınır, Hindistan’ın Assam, Arunaçal Pradeş, Batı Bengal ve Sikkim eyaletlerini Bhutan’a bağlıyor. Bu sınır birçok ürünü Hindistan’dan alan Bhutanlılar için önemli bir ticaret kapısı. Bhutan’ın güney dzong’u Phuntholing zaten çok hareketli bir şehir, bu şehirdeki sınır kapısında Hindistan’ın Bagdogra şehrine gidiş gelişler çok yoğun. Bagdogra Havaalanı Bhutan’dan dünyanın farklı yerlerine hesaplı bir biçimde ulaşmak isteyenler için ideal bir çıkış noktası. Ticaret ve ulaşımın yanı sıra bir başka önemli nokta da insan gücü. Hindistan, 1960’lardan bu yana Bhutan’ın birçok sektörde henüz yetiştiremediği insan gücünü temin ediyor. Özellikle inşaat işleri, mevsimlik tarım işlerinde Hindistan’dan gelen birçok kişi Bhutan’daki çarkların dönmesini sağlıyor. Sınır kapısının kapanması bu konuda da bir sıkıntıya yol açtı. İnşaatlar ve tadilat işleri hem ekonomik sebepler ve belirsizlikler sebebiyle, hem de insan gücü yetersizliği yüzünden durdu.

Bhutan’da ilk önlem paketi içerisinde bütün eğitim kurumları kapandı. Uzaktan eğitim programları uygulanmaya başlandı. Bu durum çocuklu aileleri etkiledi. Ağırlıklı İnternet üzerinden yürütülen eğitimin etkin bir hale getirilmesi için kısa sürede birçok yeni uygulama ve program hazırlanması gerekti. Okulların 1 Haziran’da açılması düşünülüyordu, ancak vakaların artmasıyla bu düşünce ortadan kalktı.

Önlemler çerçevesinde yurtdışında iş ve eğitim amaçlı bulunan birçok Bhutan vatandaşı da Mart başı itibariyle ülkeye dönmeye başladı. Ülkenin tek uluslararası havaalanı Paro Havaalanı ve tek havayolu da Druk Air. Az sayıda uçak ve kısıtlı personeliyle Druk Air büyük bir kısmı öğrenci olarak yurtdışında bulunan insanları ülkeye getirmek için büyük bir mücadele verdi. Ülkeye getirilen her Bhutan vatandaşı karantina merkezlerine dönüştürülen otellerde 21 gün izolasyon içinde konaklamak durumunda. Bu kişilerin ihtiyaçlarının karşılanması için devlet çeşitli ekipler oluşturdu, dezenfektasyon sistemleri ile karantina merkezlerinin sağlıklı ortamlara dönüştürülmesi yoğun mesailer gerektirdi.

Bu sürecin ciddiyeti Mart başından beri toplumun her kesiminde anlaşıldı çünkü ülkedeki sağlık hizmetleri ve personelinin büyük bir salgın için çok yeterli olmayacağını düşünülüyordu. Sosyal ilişkilerin sıcak, kalabalık aile yapılarının da yaygın görüldüğü bir toplum olarak sosyal izolasyonda sıkıntı çekilse de karantina kurallarının uygulanmasında sorun yaşanmadı. İlk başta yurtdışından gelenlerin 21 gün karantinada kalmasıyla ilgili tereddüdü olanlar bile vakaların duyulmasıyla önlemlere uyum sağlamayı başardı.

Mayıs sonu itibariyle yurtdışından getirilen Bhutan vatandaşlarının 20’den fazlasında Covid 19 tespit edildi. Bugün itibariyle toplam vaka sayısı 31. Tedaviler sonucunda 6 kişinin tamamen iyileştiği ve taburcu olduğu duyuruldu. Ülkede Covid-19 kaynaklı hiçbir ölüm yaşanmadı.

Covid-19’un ülke turizminde yarattığı deprem ise devletin ürettiği çözümlerle hafifletilmeye çalışıyor. Turizm sektöründe çalışan kişiler ve aileleri büyük bir geçim zorluğu ile karşı karşıya. Uluslararası arenada Dünya Bankası ile Bhutan arasında 5 milyon dolarlık bir proje için imzalar atıldı. Ulusal boyutta ilk çözüm olarak Kral Jigme Khesar Namgyel Wangchuck geliri olmayan kişiler için özel bir fon kurdu ve geçimlerinin sağlanması için maddi yardım temin etti. Ulusal Covid-19 Yardım Fonu için kaynak oluşturuldu. Milletvekilleri bir aylık maaşlarını bu fona bağışladılar. Toplum da kendi içinde çözümler yaratma yoluna gitti. Ev sahipleri üç ay boyunca kira almamak ya da kira indirimi sunmak gibi çözümler ürettiler. Turizm sektöründe çalışan birçok rehber şu an tarım ve inşaat sektörlerinde iş buldu. Turizme yatırım yapanlar ise gelir kayıpları karşısında çözüm arayışında. Ancak bu sürecin bir açıdan geliştirici olabileceği de düşünülüyor. Bhutan Turizm Konseyi turizmin nasıl daha etkin hale getirileceği ile ilgili çeşitli çalışmalar yapıyor. Yerel tur operatörleri yoluyla kabul edilen ziyaretçi gruplarının ödemelerinin İnternet üzerinde, daha pratik şekillerde yapılması için genel bir sistem üretileceği söylenmekte. Bu da Covid-19 sonrası Bhutan’ın turizm politikasında sektör yararına çeşitli değişim ve geliştirmelerin olacağı müjdesini veriyor. Elbette ülke kültürel değerlerini korumayı da ihmal etmeyecektir çünkü turizm sektörünün kontrolsüz bir şekilde büyümesi Asya’da birçok ülkede olumsuz sonuçlar yol açmıştır ve Bhutan halkını, kültürel değerlerini kaybetmek de en az Covid-19 kadar korkutmaktadır.

Uyarı: Bu makalede yer alan görüş ve düşünceler yazarın kendisine ait olup GASAM için hiç bir bağlayıcılık ve sorumluluk içermez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here