Türkiye-Hindistan Siyasi ve Ekonomik İlişkiler & Covid-19’un Ekonomiye etkisinin masaya yatırıldığı Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezinin (GASAM) 03 Mayıs 2020 tarihinde video konferans konuğu MÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu(DEİK) Türkiye-Hindistan İş Konseyi Başkanı Tevfik Dönmez oldu. Konferansta Türkiye’nin tarihi ve kültürel bağları bulunan Güney Asya’da siyasi, ticari ve stratejik önemi bulunan Hindistan konuşuldu. Hindistan’ın 29 eyalet 7 bölgeden oluşup ve aslında büyük bir kıta olan, ülkelerin GSYİH gelişim sıralamasında Asya pasifik ülkeleri içerisinde Çin ve Japonya’dan sonra 3.  Dünya’da ise 5.büyük ekonomi olduğunu vurgulayan Dönmez, Küresel hegemonya değişikliği (kültürel ve ekonomik paradigma değişimi) yaşanırken Türkiye ve Hindistan siyasi ekonomik ve kültürel ilişkilerinin daha çok önem kazandığını söyledi.

İş insanlarının yeni rotası Hindistan

Hindistan’ın tahmin bile edilmeyecek fırsatlarla dolu bir ülke olduğunu ve daha sık oralara gitmenin gerektiğini kaydeden Dönmez, ‘’iki ülke dış ticaretinin lehimize olacak şekilde 2020 hedefi 10 milyar dolar 2023 hedefi ise 25 milyar dolardır. Hindistan, İş Yapma kolaylık sıralamasında yükselen bir trende sahip. Özellikle ülke 2017’den bu yana eyaletler arası birçok komplex yasa ve mevzuatları sadeleştirme yoluna giderek önceki dönemlere nazaran daha şeffaf, basit ve doğru bir mali politika izlemektedir. Başbakan Modi, 2012’den bu yana başarılı bir grafik sergiliyor. 2016 yılında BankNote değişikliği ile büyük bir reforma imza atıldı. Böylelikle kayıt dışı ekonomiyi kontrol altına alarak ekonomiye nefes aldıran Başbakan Modi bugün de aynı şekilde yine Covid -19’a karşı ciddi bir mücadele ve performans göstermekte, başarılı bir performans sergilemektedir. 2020 1. ve 2. çeyrekte dış ticarette 20-25% gibi bir düşüş görünse de yılın sonunda gecen senenin rakamlarını çok rahatlıkla yakalayacağımıza inanıyoruz’’ dedi.

İş insanlarını bekleyen fırsat sektörler ve ürünler

Türkiye ve Hindistan arasındaki dış ticaret hacminin son 2 yıldır artarak devam ettiği belirten Dönmez, Türkiye’nin geçen yıl itibariyle 7 miyar dolar ithalat, 1.2 milyar dolar ihracat hacmiyle toplam 8,5 milyar dolarlık dış ticaret hedefini yakaladığını kaydetti. Yatırım ve ticaret yapacak iş insanlarını büyük fırsatlar beklediğini kaydeden dönmez gıdadan sanayiye, sağlık sektöründen, savunma sanayiine, turizm ve inşaata kadar pek çok alan olduğunu kaydederek bu fırsatları tek tek anlattı.

Gıda sanayi ürünlerinde % 70’e varan hibe fırsatı

Türkiye-Hindistan İş Konseyi Başkanı Tevfik Dönmez iş insanlarının yapabileceği iş ve yatırım imkanlarını de her iki ülke yönetimin bu konularda verdiği destekleri şöyle sıraladı. Türk yatırımcıları için TPCI- Hindistan yatırım ajansı- üretim için %70 varan bir teşvik ve hibe kaynağı sunduğunu belirten Dönmez, ‘’Daha çok katma değeri yüksek ürünlerin fırsata dönüştüğü Covid-19 boyunca birçok gıda ürünü hijyenik şartlarda, daha çok mini gramajlarda ve tek kullanımlık paketlerde pazarda ilgi odağı olmaya devam ediyor’’ dedi.

Fındık, kuru kayısı ve elmaya büyük rağbet var

Yeni yeni giren fındık, ciddi talep gören kuru kaysı ve çekirdeği, markalaşan elma ve armut, düzenli ihracat kalemlerinden mercimek, yaş soğan, beyaz haşhaş ve daha birçok gıda ürünlerini özellikle Sri Lanka, Hindistan ve birçok Asya pasifik ülkelerinde görülen Gıda Arz Güvenliği ile daha çok talep görmeye ve kendine önemli bir pazar payı bulmaya başladığı vurgulayan Dönmez, Hindistan’a olan gıda ve gıda sanayi ürünleri ihracatında en büyük artış su ürünleri, hayvansal ürünler, yağlı tohumlar, hububat ve bakliyatta yaşandığını kaydetti.

Sağlık sektörü ve ürünleri (sahra projesi)

Sağlık diplomasisinin ağırlık kazandığı bugünlerde 100’e yakın ülkeye yaptığımız karşılıksız yardımların bu alanda yeni kapılar aralığını hatırlatan Dönmez şunları söyledi: ‘’Dünya’da birçok ilaç hammaddesinin üretildiği Hindistan ile Medikal cihazlar ve  ürünler, test kitleri vantilasyon ve görüntüleme cihazları ve daha birçok katma değeri yüksek ürünlerin üretim üssü Türkiye karşılıklı olarak  önemli bir avantajı fırsata çevirme potansiyeline sahiptir. Kısa vadede belki sadece sağlık alt yapısı olarak ortaya çıkacak olan ama orta ve uzun vadede hem prefabrik hem sağlık altyapısının yani Sahra Hastaneleri Projelerinin bu dönemde ortaya çıkan bu ihtiyaç için her şeye rağmen Türkiye’nin sağ elinin güçlü olduğunu söyleyebiliriz.’’

Savunma sanayi ve denizcilik için 150 milyar dolarlık yatırım

TAIS’in imzaladığı 5 gemi yapımını içeren savunma sanayi devlet ihalesinin toplam değeri 2.3 milyar dolar olduğunu belirten Dönmez, ‘’150 milyar dolar silah ve modernizasyon yatırımı gerçekleştirecek Hindistan için Türkiye’nin denizcilik ve savunma sanayindeki birikimi ve tecrübesi hayat kurtaracak ve uzun vadede dış ticaret açığımızı kapatacak bir potansiyele sahip’’ olduğunu kaydederek, ‘’Bu sayede ülkemize ciddi bir döviz girdisi sağlanırken aynı zamanda uluslararası bir prestij de kazandırmış olacaktır’’ dedi.

Müteahhitlik ve hizmet sektöründe lider Türkiye

Özellikle yer hizmetleri ve havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin Hindistan için artık vazgeçilemez bir düzeye geldiğini vurgulayan Dönmez konuşmasını şöyle sürdürdü; ‘’Birçok Metro, köprü, tünel yapımı ve inşaatları projelerine başarıyla imza atan Türk müteahhitlik firmalarının yabancı firmalar içerisinde prestijli ve tercih edilen bir konuma geldiğini söyleyebiliriz. Ayrıca Hindistan-Türkiye ortaklığı ile yapılan sanayi tipi çamaşır makinesi üretim tesis yatırımı, akıllı sayaç üretimi, seramik ürünleri üretimi ve daha birçok üretim sahasında Türk firmaları ciddi işleri başarıyla yürütmektedir. Temassız teslim (Mc Donald’s firmasının lokal de olsa temassız operasyonu var), QR kodu ile ödeme, e-ticaret, evlere servis için kurulan start-up’lar POST KORONA için hazırlıklı olmamız gereken alanların birkaçına örnek verilebilir.’’

Düğün turizmi 100 milyon doları aştı

Son yıllarda Türkiye’ye gelen Hint turist sayısında büyük artış olduğunu kaydeden Dönmez, ‘’2019 da 25 düğün turizmi ile 100 milyon doları aşan Hindistan’a ihraç ettiğimiz düğün turizmimiz 2020’de düşüş gösterse de 2021’de yeniden ve hızla artarak yeni rekorları test edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Yeni standartlar doğrultusunda yeterlilik sertifikasına sahip tesis ve butik otellerin tercih sebebi olduğu bir turizm konseptine yelken açan yeni Dünya düzeninde birçok şeyi henüz öğrenmenin verdiği avantajların ve fırsatların farkında olmamız gerekiyor. Markalaşan Antep fıstığı, lokum, elma, Türk filmleri, Düğün Turizmi Hindistan için Türk turizminin canlılığı tamamlayan sacayaklarından sadece birkaçı olarak görülebilir’’ şeklinde konuştu.

Kültür ve sanat: Türk dizileri zirvede

Türk dizilerinin Hindistan’da her geçen gün daha çok izlendiği 60 milyona varan izlenme oranıyla ‘Muhteşem Yüzyıl, Fatma Gülün Suçu Ne, Adını Feriha Koydum’ gibi filmlerinin ülkemize gelen Hint turist sayısının artmasında ciddi bir rol oynadığı belirten Dönmez, ‘’Tarihte Hindistan coğrafyasında yaklaşık 800 yıl hüküm süren Türk’lerin kıtada hala birçok alanda etkileri yaşanmakta, ortak değerlerin gelişmesine önemli bir zemin sağlamaktadır. Türkçesi ve Hintçesi aynı şekilde telaffuz edilen “Gönül ne kahve ister ne kahvehane; gönül muhabbet ister kahve bahane” sözü buna en anlamlı ve somut bir örnek olarak ifade edilebilir’’ dedi.

İş insanlarına tavsiyeler öneriler

Türkiye-Hindistan İş Konseyi Başkanı Tevfik Dönmez sivil toplum kuruluşları olarak iki ülke arasındaki işbirliği ve ticari ilişkilerin daha ileri bir seviye taşınmasında aldıkları rolü ve yapabileceklerini maddeler halinde sıralayarak konuşmasını şöyle tamamladı.

DEİK Türkiye Hindistan İş Konseyi olarak kurmuş olduğumuz Ortak Çalışma Grubunda Yerel Para ile Dış Ticaretin teşviki, karşılıklı vergilendirme konusu (Çifte Vergilendirme), siber güvenlik yatırımı ve başta bankacılık ve finans alanında olmak üzere karşılıklı yaşanan iki ülkede yaşanan birçok problemler üzerine çalışmalar yapıyor, stratejiler geliştiriyoruz.

Türkiye olarak birçok ülke ile imzaladığımız SWAP ANLAŞMALARI üzerine ülkemizin dış ticaret açığının önemli bir kısmını verdiği Hindistan’da Kliring yöntemi ile kısa vadede de olsa hiç olmazsa ithalatımızı kendi para birimimizle yapmamız gerektiğine inanıyoruz. Bunun için özverili bir çalışma yürütüyoruz.

Ülkemizde temsilciliği olan ve Hindistan’da toplam 4 şubesi bulunan BBK gibi birçok yabancı bankalar ile görüşmeler başlattık. Türkiye ve Hindistan’daki ticaretin artmasına katkı sağlayacak, maliyetleri ve ödeme işlemlerini daha kısaltacak bu yeni bağlantıları Türk iş adamlarına sunmak için iki kurum arasında bir MOU anlaşması hazırlamaktayız.

2018 Aralık ayında gerçekleşen Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan’ın ve DEİK Genel Başkanımız Nail Olpak’ın katılımı ile gerçekleşen Türkiye-Hindistan İş Forumunu Yeni Delhi’de gerçekleştirdik. Burada Hindistan hükümeti ile yapılan görüşmelerde Beyaz haşhaş konusunu gündeme taşıyarak ürünün her yıl düzenli ve daha önce belirlenmiş bir miktarda ithalatının önünün açılmasını talep etmiştik. Bu talep 2019 Haziran ayında maliye bakanlığı tarafından deklare edilerek yeni bir başlangıcın meşalesi böylece yakılmış oldu. Uzun süredir bir türlü kaldırılamayan kotanın çiftçimize ve ihracatçımıza verdiği zararlar bu sayede ortadan kalkmış oldu. Aralık’ta 8 TL olan beyaz haşhaş Haziran ayında açılan kota ile başlayan ithalatın etkisi ile 25 tl ye kadar çıkmıştır. Toplan 100. Milyon usd’ye yaklaşan bir ihracatın ve ülkemizdeki beyaz haşhaş üretiminin teşvik edilmesi sağlanmış oldu. O günden bu yana yaklaşık 16 aydır beyaz haşhaş fiyatları istikrarlı bir seviyede devam etmektedir.

Yaklaşık bir yıl sonra 2019 yılı Ekim Ayında Mumbai’de MUSİAD – TİM iş birliği ile Türkiye Hindistan İş Forumu düzenleyerek B2B toplantıları gerçekleştirdik. MTSO’nın (Mersin Tic ve San Odası) yaptığı 2 MOU Anlaşmasına aracılık ederek son 2 yılda toplamda 8 MOU anlaşmasını (FICCI, CII, PHD, MUMBAI TİC ODASI, ICIB, TPCI kurumları) ülkemize kazandırdık.

Mumbaı’de Dünya Ticaret Merkezinde (WTC) Türk Elmasını, Mersin Cezeryemizi tanıtma fırsatı bulduk. Birçok ticari diplomasi ziyaretleri gerçekleştirdiğimiz 3 günlük iş gezimizde ticari birçok bağlantılar ve imzalanmış kontratlar ile yurda döndük.

Ayrıca MUSİAD Yeni Delhi temsilciliği çalışmalarına katkı sunarak birçok ortak programı Hindistan MUSİAD ile beraber yapmayı planlıyoruz.

Diplomaside güzel bir söz vardır;” Gücünüzün gölgesini masaya yansıttığınız ölçüde dikkate alınırsınız” … Bugün bunu da ancak sahada atacağımız somut adımlar ile taçlandırabiliriz. Bu anlamda MUSİAD DEİK TİM VE TÜM STK’larımız ile yapacağımız ortak, somut ve etkin iş birlikleri önem arz etmektedir.

Covid -19 ve 100 günü süren dünyanın en büyük sokağa çıkma yasağı

Son 3 yüz yılın en büyük felaketi olarak ilan edilen bu zor dönem aynı zamanda fırsatları da bizlere sunuyor. Yani, sel kütük kaldırır asla batırmaz kabilinden birçok somut ve sağlam iş olanakları ve bağlantıları dünden bugüne daha kolay ve hızlı ortaya çıkabileceğini aklımızdan çıkarmamalıyız.

Bağışıklığı güçlü, nüfusunun 70%’lik bir kısmı kırsal kesimde yaşayan ve dünyanın en genç nüfuslarından birine sahip olan, mevsimsel ve coğrafi olarak sıcak bir iklime sahip Hindistan bu faktörleri ve avantajları ile pandemide daha rahat ve kontrollü bir süreç yaşamaktadır.

Özellikle 2.çeyrekte 30% kapasite ile çalışan Hindistan’da ağustos ayının sonuna kadar iç talep patlamasının devam edeceği öngörülmektedir. Diğer taraftan gelmesi muhtemel görünen 2. Ve 3. Dalgaların eylül ayından itibaren yeni ve daha ağır bir risk barındıracağını da söylemek zorundayız.

Vakaların ve ölüm oranlarının mayıs ayı itibariyle peak yaptığı Hindistan kısa vadede mobilite sorununa ve emek yoğun üretimin getirdiği olumsuzluklara rağmen orta ve uzun vadede Çin’in yerine ikame edilecek bir ülke olarak büyük yatırım taahhütleri almaktadır. Vietnam ve Bangladeş’in de Çin hâkim gücü karşısında Hindistan’a Asya pasifikte tamamlayıcı bir unsur olduğunu düşünürsek Hindistan’ın doğru adres olduğu daha net ortaya çıkmaktadır.

Sonuncusu 5.0 lockdown ardından kontrollü bir şekilde normalleşme yaşayan Hindistan elbette bu pandemide diğer birçok ülke gibi ekonomiyi feda edememiştir. Tam da bu noktada bizlerin bu ülkeye yapacağı çalışmaların hayati önem arz etmektedir.

Uzun bir süredir Marka kaşesi düşen Çin’e duyulan öfke ve tepki üzerine ABD’nin, Avrupa’nın, Kore ve Japonya gibi birçok Asya pasifik ülkelerinin Çin’den yatırımlarını Hindistan’a taşımaya başladılar. Zengin bir coğrafya, güvenilir dost ve yumuşak gücü ile ilişkilerinde güç kazanan Hindistan küresel hegemonya değişiminde önemli bir aktör olacaktır.

Hindistan’da ekonomik büyümenin 2020’de (-) 4-5% gibi gerçekleşmesi beklense de 2021’de tekrar yükselişe geçmesi beklenmektedir.

Çin ile siyasi ve askeri alanda yaşadığı birçok sorunlar neticesinde özellikle Hindistan’ın Çin devleti ile yapacağı ihaleler ve projelerde tercihin ve teveccühün ülkemize döndüğünü aldığımız son savunma ihalesi çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu anlamda Maliye ve Hazine, Dış İşleri, Ticaret ve Turizm bakanlıklarımız Hindistan ile birçok ortak projeleri dünden bugüne daha kolay yapabilecek bir zemine sahiptir. Daha önce hiç örneği yaşanmamış askeri yük gemisi ihalesi, demiryolu sinyalizasyon ihaleleri bizler için bu sürecin getirdiği yeni gelişmelerin sonucu olarak görülmelidir.

Haber – Kemal Gümüş-

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here