Pakistan ile Hindistan arasındaki ihtilaflı Keşmir bölgesinde tırmanan gerilimi AK Parti’nin bölgeyi iyi bilen Ali Şahin Sptunik’e değerlendirdi.

Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (GASAM) kurucusu, Türkiye — Pakistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, Hindistan ile Pakistan arasında Keşmir kaynaklı gerilimin ilk kez yaşanmadığına dikkat çekti.

1948 yılından bu yana Hindistan ile Pakistan’ın Keşmir meselesi yüzünden üç kez küçük çaplı da olsa savaştıklarını kaydeden Şahin, “Çatışma noktasına taşında bu kriz. Gerek BM’nin müdahalesi ile gerek dışarıdan yapılan müdahalelerle bu geniş kapsamlı konvansiyonel bir savaşa dönüşmeden önlendi” dedi. Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘İki ülkenin yapması gereken teröre karşı ortak çalışma’

“Burada mesele bölgede hakim olan terör örgütlerinin bölge istikrarını ortadan kaldırmaya yönelik teşebbüsü. Son kriz de Keşmir’de Hindistan güvenlik güçlerine düzenlenen bir saldırı neticesinde 40 Hindistan askerinin hayatını kaybetmesi neticesinde ortaya çıkan bir kriz. Hindistan bu süreçte Pakistan’ı bölgedeki Hindistan’a karşı ve Keşmir’deki terör örgütlerini desteklemekle suçluyor. Aslında Hindistan ile Pakistan’ın yapması gereken bölgedeki bütün terör örgütleriyle alakalı bir araya gelerek bu terör örgütlerinin bölgedeki faaliyetlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik bir ortak çalışma, çaba. Ortak çalışma çaba aslında bu krizleri savaşa dönüşme riski olan bu krizleri ortadan kaldırmak için en doğru adım olur.
Pakistan bu terör örgütlerinin arkasında olmakla suçlanıyor ama diğer açıdan da bakıldığında Pakistan bölgede ve dünyada terörden en çok etkilenen, en fazla terör saldırısına maruz kalan bir ülke. Çeşitli terör örgütlerinin Pakistan uzun yıllardan bu yana maalesef ki intihar saldırılarına, çeşitli provokatif saldırılara maruz kalan bir ülke aynı zamanda. Bu anlamda her iki ülkenin yani terörden etkilenen her iki ülkenin de terör örgütlerine yönelik ortak bir bölgesel işbirliği içine girmesi bu tür krizlerin önlenmesi için hayati önem taşıyor.”

‘Böyle bir savaşın kazanı olmaz’

TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi de olan AK Partili Ali Şahin, iki ülke arasındaki bir savaşın kazananı olmayacağını da vurgulayarak, “Böyle bir savaşın kazananı olmaz, Hindistan ile Pakistan arasında gerçekleşecek bir savaşın. Daha önce üç kez olmadığı gibi bundan sonra da böyle bir savaşın, çatışmanın kimseye faydası olmayacaktır” dedi.

Her iki ülkenin de nükleer güce sahip olduğunu hatırlatan Şahin, nükleer gücün kullanılmasına yönelik bir endişe ise taşımadığını kaydetti. Şahin, şöyle devam etti:

“Çünkü daha önceki çatışmalarda da aslına bakarsanız her iki ülkenin nükleer yeteneği, nükleer kapasitesi konvansiyonel bir savaşa evrilmesinin önüne geçti, her iki ülkenin de sahip olduğu bu nükleer yetenek. O anlamda daha tedbirli daha makul, gerilimin dozunun indirilmesine, hararetin indirilmesine yönelik bundan sonra adımlar bekliyorum açıkçası. Nitekim bugün Hindistan kendi ülkesindeki sınıra yakın Pakistan sınırına yakın bölgelerdeki havalimanlarını tekrar uçuşlara açarak bu gerilimi düşürmeye yönelik ilk adımını atmış oldu.”

Bu gerilimlerden sadece Pakistan ve Hindistan’ın zararlı çıkmadığını da vurgulayan Şahin, “Aynı zamanda Güney Asya bir bütün olarak bu tür istikrarsız süreçlerden etkileniyor. Güney Asya’nın barış süreçlerini, istikrar süreçlerini olumsuz etkiliyor” dedi.

‘Türkiye adım atmakta mutluluk duyar’

Türkiye’nin bu süreçte hem Hindistan hem Pakistan açısından arabuluculuk rolü oynayabilecek bir ülke olduğunu kaydeden Şahin, her iki yakadan da gerilimin azaltılması, krizin indirilmesi ve sorunların giderilmesine yönelik eğer bir adım beklentisi olursa Türkiye’nin bu konuda adım atmaktan mutluluk duyacağını kaydetti.

‘BM başarısız olmuş bir örgüt, ya yeniden yapılanmalı veya çok daha güçlü mekanizmalar kurulmalı’

Şahin, Keşmir meselesinin sadece Hindistan ile Pakistan ilişkilerini değil bütün bir bölgenin güvenliğini ortadan kaldıran, istikrarsızlaştıran bir unsur olduğunu vurguladı. Şahin, şöyle devam etti:

“1948’den bu yana bu bölgede savaşlara, çatışmalara sebebiyet veren, göçlere sebebiyet veren, insani dramlara, insan hakları ihlallerine sebep veren bir mesele Keşmir meselesi. 1948’den bu yana neredeyse BM’nin yaşı ile aynı yaşa sahip bir kriz. Maalesef BM’nin kriz önleme, krizleri ortadan kaldırma, savaşları önleme noktasındaki başarısızlığının bir neticesidir aynı zamanda. BM, savaşları önlemek, krizleri önlemek ve krizlerin müzakere yoluyla çözümünü öngörmek adına oluşturulmuş bir örgüt. Ama maalesef BM, bu anlamda bütün bir tarihine baktığınızda uluslararası camiaya mal olmuş küresel anlamda istikrarsızlık üreten Filistin meselesi gibi, Keşmir meselesi gibi meseleleri çözmekte başarısız olmuş bir örgüt. O anlamda BM’nin de ya yeniden tanımlaması veya bu krizleri çözebilecek çok daha güçlü uluslararası mekanizmaların kurulması gerektiğine inanıyorum.” 28.02.2019 Sptunik

Paylas

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here