Var mı dünya da eşi benzeri…

Hindistanlı düşünür, şair Muhammed İkbal cennet vadisi Keşmir’e kurulmuş kahbe düzeni şöyle ifade eder;

“Köylüyü, tarlayı, ırmak ve caddeleri sattılar
Bir ulusu sattılar, hem de ne ucuza sattılar!”

İngilizler,1846’da 7 buçuk milyon rupi (105 bin dolar) bedel karşılığında, 222 bin km2 yüzölçümü olan, Marmara ve İç Anadolu Bölgelerinin toplam yüzölçümü büyüklüğü kadar bir alanı, Müslümanların yaşadığı Keşmir’i yok pahasına bir Hindu Raca’ sına sattılar!

1846 yılında bu coğrafyanın asli sahiplerine verilmeyen Keşmir’i yok pahasına bir Hindu Raca’ sına bu satışı yapanların torunlarına, bugün, başta Birleşik Krallık Kraliçesi 2. Elizabeth ve Başbakan Boris Johnson’a 72 yıldır bitmeyen krizin mucidi atalarını hatırlatmak gerekmez mi?

Birleşik Krallık Kraliçesi 2. Elizabeth ve Başbakan Boris Johnson’un atalarının mirası olan Keşmir krizi üzerine söyleyecek sözleri var mı?

Anadolu düşünür, şair Necip Fazıl; maddi ve manevi her türlü hak ve hukukun gasp edildiği bir dünyada sanki cennet vadisi Keşmir’in taksimini şu dizeleri ile ifade ediyor.

“Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa”

Keşmir’de kurt ’un yapmayacağı bir taksimi, İngiliz ve Hindular yapar!

05 Ağustos, özel statünün kaldırılması

 05 Ağustos 2019’a kadar Hint anayasanın 370’inci maddesi gereği Cammu Keşmir bölgesi tamamıyla otonom bir yapıya sahipti. Eyalet Meclisi, “iletişim, savunma, finans ve dış ilişkiler” alanları dışında kendi yasalarını düzenlemekte serbestti.

Hindistan, 05 Ağustos 2019 da yarım asırdan uzun süredir Cammu Keşmir’e ayrıcalık tanıyan anayasanın 370’inci maddesini iptal ederek bölgenin özel statülü yapısını ortadan kaldırmış oldu.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi liderliğindeki Hindutva milliyetçisi Hindistan Halk Partisi’nin (BJP) çoğunluğa sahip olduğu Halk Meclisi üyeleri, Cammu Keşmir’in ikiye bölünmesini öngören yasa tasarısını onaylayarak Keşmir’in özerk statüsünü kaldırdı. Yasaya göre Cammu Keşmir, Cammu Keşmir Birlik Toprağı ve Ladakh Birlik Toprağı olarak ikiye bölünecek.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin Müslümanları o toprakların asli sahibi olmadığı zihniyeti ve aşırı Hint milliyetçilerini tatmin etmek için bu kararı aldığını söyleyebiliriz. Ayrıca bu kararın arkasında bölgenin “Demografik” yapısını değiştirmekte yatmaktadır.

Hint demokrasisine de vurulmuş bir kara leke

Hint anayasasında tanımlı olan bir hakkın ihlali aynı zamanda Hint demokrasisine de vurulmuş bir kara lekedir. Hint demokrasisi gerçekten uluslararası arenada itibarı olan bir demokrasi şekli. Onun için de şu anki Hint yöneticileri Hint demokrasisini ayaklar altına almıştır. Belki hamasi olarak böyle bir karar almakla kendi taraftarı olan Hindutva milliyetçilerine bir sevinç yaşatmış olabilirler ama diğer taraftan Keşmir halkının da düşmanlığını kazanmış oldu. Tabii bu sosyolojik olarak derin bir yara açacak ve bölgede radikalleşmeyi arttıracaktır.

Kontrolsüz radikalleşme, Müslüman Keşmir halkını ve Hindistan yönetimini zayıflatacağını, bundan sonraki süreçte Güney Asya da istikrarsızlığın artacağını söyleyebiliriz.

Eylül 2019 Türk Basın Mensupları ile Pakistan-Azad Cammu Keşmir’e Ziyaret

2019 Eylül ayında bir grup Türk basın mensupları ile üçe bölünmüş (Pakistan-Azad Cammu Keşmir, Hindistan-Cammu Keşmir, Çin-Aksa-i Keşmir)  Keşmir’in ancak Azad Cammu Keşmir bölgesine ulaşabildik.

Bir grup Türk basın mensupları ile yapmış olduğumuz ziyaret kabullerinde yetkililerin 05 Ağustos sonrası yaşanan Cammu Keşmir üzerine yapmış oldukları açıklamalardan bazı kesitleri paylaşacağım.

Azad Keşmir Meclis Başkanı Şah Gulam Kadir

“Hindistan, Keşmir’de İsrail’in Filistin’de yaptıklarına benzer yöntemler izliyor.1993’te dönemin İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres’in Hindistan ziyaretinde, Keşmir’de demografik değişim önerisinde bulunması, Hint medyasında gündeme gelmişti.”

Azad Keşmir Başbakanı Raja Faruk Haydar Han                                           

“Tarihe bakacak olursak Modi’yle birlikte Güney Asya’da yeni bir Hitler doğduğunu görebilirsiniz. Hitlerin Avrupa’da yaptığını bugün Modi Güney Asya’da yapıyor. İlk hedefinde Cammu Keşmir’deki Müslümanlar.

Türkiye’de Akdenizde boğulan Suriyeli Aylan bebeğin fotoğrafı dünyada ses getirirken, Cammu Keşmirli sekiz yaşında Asfa kızımız, Hindular tarafından kaçırıldı, ilaç verildi ve dört gün boyunca Hindu tapınağında istismara uğradı. Öldürülüp bedeni tapınağın dışına atıldı. Asfa kızımız, Aylan bebek kadar dünya gündemine taşınmadı.”

Azad Keşmir’in Cumhurbaşkanı Serdar Mesud Han,

“Hindistan savaş suçu işliyor. Bölge açık bir toplama kampına dönüşmüş durumda. Daha önce de bu yaşananlara benzer olaylar yaşanmıştı ancak şu an yaşananlar ilk defa oluyor. Hindistan uluslararası hukuku ihlal ediyor. Cenevre konvansiyonunun 4. maddesini de ihlal ediyor. Bölgeyi ilhak ettiler. 05 Ağustos öncesinde bölgede yaklaşık olarak 700 bin Hindistan askeri bulunuyordu. 05 Ağustos sonrasında ise bu askerlere 180 bin takviye yapıldı.

Cammu Keşmir’de gece baskınları devam ediyor. Şu an bölge iletişime kapanmış durumda. İnsanlar sokağa çıkma yasağından dolayı evlerinden çıkamıyorlar. Gıda ve sağlık ihtiyaçlarına ulaşma imkânları yok. Hastaneler hizmet veremiyor. Hatta hastanelerin mezarlık haline geldiğine ilişkin bilgiler de alıyoruz.  Gece baskınlarında özellikle çocuklar ve yaşlılar şiddet görüyor. Gecenin bir vaktinde evlerinden çıkartılıp dövülüyorlar. Kadınlar ise “Artık burası bizim. Ya isteyerek bizim olacaksınız ya da savaş ganimetimiz olacaksınız.” sözleri ile tehdit ediliyor.”

Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi,

“Bölgede yeni bir Hitler vakası yaşanmadan, yeni bir Hiroşima ya da Nagazaki faciası yaşanmadan uluslararası kurum ve kuruluşlar harekete geçilmeli uyarısında bulundu.”

Yetkililerle görüşmemiz sonucunda şu kanaate vardım. Keşmir krizine İsrail’in stratejik danışmanlığı, Modi’nin Hitler zihniyet benzerliği, İnsani dramlarda uluslararası basın ve kuruluşların ilgisizliği, nükleer tehdidi hafife alma, sorunun çözümünde aktif rol alması gereken kuruluşların başta BM olmak üzere duyarsızlığı krizi daha da derinleştireceğe benziyor. Hindistan’ın küresel güçleri de yanına alarak tüm sosyolojik savaş taktiklerini Cammu Keşmir’de uygulamaya geçtiği anlaşılıyor.

Cammu Keşmir’deki kısıtlamalar

Cammu Keşmir’de Hint güvenlik güçlerinin 05 Ağustos’tan bu yana aldığı olağanüstü önlemler nedeniyle başkent Srinagar ve diğer kentler de polis barikatları ve dikenli tellerle çevrilmiş olduğu biliniyor.

Bölge de seyahat kısıtlamaları, sokağa çıkma yasağı, telefon ve internet hizmetlerin kesilmesi, eğitim ve sağlık hizmetlerin durdurulması vb. insani temel haklardan yoksun kısıtlamaların sürdüğü iddia edilmekte…

Hindistan’ın İddialara Cevabı

Hindistan İçişleri Bakanı Amit Şah, “Kısıtlamalar nerede? Bu sadece sizin zihninizde. Kısıtlama yok. Kısıtlamalarla ilgili sadece yanlış bilgilendirme yayılıyor.” iddiaları bu şekilde yalanlamakta…

Sayın Bakan bu iddiasını ancak uluslararası basın ve sağlık örgütlerin, Cammu Keşmir’e herhangi bir kısıtlama getirmeden, girmelerine izin verdiğinde doğrulamış olacak! Sayın Bakan’dan kısıtlamalarla ilgili uluslararası kuruluşlar sadece reel adımlar atmasını bekliyor. Aksi takdirde kısıtlama iddiaları Hindistan yöneticilerin üzerinde kara bulutlar gibi dolaşıyor olacak…

Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Sanjay “Biz Hindu devleti değiliz, seküler devlet olmaktan mutluyuz. Herkes kendi dinini istediği gibi yaşayabilir.” ifadesi, anladığım kadar ideal bir Hindistan için vaadidir.

Sayın Büyükelçi 05 Ağustos’tan bugüne kadar Cammu Keşmir de yaşanan insani temel haklardan yoksun kısıtlamalar hakkında uluslararası kamuoyunu tatmin edecek ne gibi adımlar attılar! Bu konuda Türk kamuoyunu bilgilendirmesini ümit ediyoruz!

Büyükelçi’nin Hindistan da herkes dinini istediği gibi yaşayabilir, realitesini o kadar isteriz ki Hindistanlı Müslümanların inek hayvanından kurbanlık ve eti yedikleri için onlarca linç videolarını sosyal medyada görmek istemeyiz. Sayın Büyükelçi’nin bu konuda da gerekli çalışmaları yürüteceğini ümit ediyoruz.

ASSAM eyaletinde 4 milyon kişi vatandaşlık problemi ile karşı karşıyadır. Yaklaşık 3 milyonu Müslümanlardan oluşmaktadır. 2016’da hayata geçirilen bir kanuna göre, Ulusal Vatandaşlık Kaydı  (NRC) listesinde yer alan gayrimüslimlere vatandaşlık alma şansı verilebileceğini ancak Müslümanlara bu hakkın tanınmayacağı ifade edilmektedir. Umarız ki vatandaşlık konusunda dini ayırımcılık yapılmaz!

Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Sanjay, Cammu Keşmir’in özel statünün kaldırma amaçlarının temel nedeni “Sınır ötesi terörizmi sınırlandırmak” olduğunu kamuoyu ile paylaştı… Hindistan’ın “Sınır ötesi terörizmi sınırlandırmak” için 9 milyon insanı temel haklardan yoksun bırakmak, olsa olsa etnik temizlik olur! Uluslararası terörizm ile nasıl mücadele edileceği açık ve nettir. Bu iddia gerçekle örtüşmemektedir.

Muzafferabad’ta Cammu Keşmir Tüm Partiler Hürriyet Konferansı Sözcüsü Seyid Abdullah Gilani, bir grup Türk basın mensupları ile buluşmasında “Hindistan bugün Keşmir’deki özgürlük savaşçılarına terörist diyor. Ama şunu bilmeli ki, zamanında Hindistan İngilizlere karşı bağımsızlık mücadelesi verirken, İngilizler de onlar için terörist diyordu.” hatırlatmasında bulundu.

Türk basın mensupları Pakistan’ı ziyaretinde, Azad Keşmir’in başkenti Muzaferabad’a yaklaşık 60 km uzaklıktaki iki Keşmir arasında yani Pakistan kontrolü altındaki Azad Keşmir’in başkenti Muzafferabad ve Cammu Keşmir’in başkenti Srinagar arasında ulaşım sağlanan Chakoti sınır kapısına gitme imkânı buldu.

Temennimiz; Hindistan’ın da Türk basın mensuplarını Hindistan tarafı Uri-Chakoti sınır kapısına gitme imkânı sağlar!

Paylas

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here