Bu hafta, seçimlerin en büyük oy verme haftasıydı ve Lok Sabha’nın yüzde 39’u, yani 211 sandalye için oylama yapıldı. Bu açıdan Hintli seçmenler, 18 Nisan Perşembe günü, 13 eyaletteki 97 seçim bölgesinde sandık başına gittiler. Seçimlere katılan tüm eyaletlerdeki tahmini ortalama katılım, Birinci Aşama ile aynı şekilde, yüzde 69 olarak gerçekleşti.

İlk olarak Tamil Nadu’dan başlanacak olursa, burada eyalet sandalyelerinin tümü için sandık başına gidilerek Tamil Nadu için seçim tamamlanmış oldu. Geçen analizde altı çizildiği üzere, 39. Seçim bölgesi olan Vellore’de seçimden birkaç gün önce bir adayın ofisinde yüksek miktarda para bulunması nedeniyle oy kullanılmadı. Ayrıca Seçim Komisyonu’ndan Baş Seçim Görevlisi, 10 sandıkta yeniden oylama yapılmasını tavsiye etmesine ve diğer seçim bölgelerinde belli partiler usulsüzlük ve şiddet iddialarında bulunmalarına rağmen, sonuçta pozitif yönde karara bağlandı. Eyaletteki katılım, yüzde 72 seviyeleriyle Hindistan’ın ulusal ortalamasından daha yüksek bir orana ulaştı. Bunun sebebi ise muhtemelen eyalet içinde ortaya çıkan büyük rekabetti. Tabi Tamil Nadu seçimleriyle ilgili Sri Lanka’da gerçekleşen terör olaylarını da unutmamak gerekiyor. Bombalamaların tam da Tamil Nadu oylamaları haftasına gelmesi oldukça manidar bir gelişmeydi. Öyle ki Modi ve partisi, bu gelişmeyi bir seçim argümanı olarak kullanmaktan geri durmadı. Ülkenin güneyinden oldukça düşük bir oy alma geleneğine sahip BJP, hiçbir Hindu’nun terörist olamayacağı üzerinden Hindu Tamillerin oyunu kendileri lehine mobilize etmeye çalıştı. Diğer yandan İslam karşıtlığı üzerinden de büyük bir kampanya organize edilmeye devam edildi. Sri Lanka patlamalarından sorumlu tutulan Sri Lanka’daki Ulusal Tevhid Cemaati’nin eyaletteki karşılığı olan Tamil Nadu Tevhid Cemaati’ne atıfla ülkenin güneyinin de içerisinde bulunduğu güvenlik tehdidiyle ilgili olarak ulusal güvenlik sorununu bir tek BJP’nin çözebileceği iddia edildi.

18 Nisan’dan birkaç gün sonra, 23 Nisan Salı günü ise, Hintli seçmenler, 14 eyaletteki 115 seçim bölgesinde sandık başına gittiler. Hindistan’ın batısında yer alan Modi’nin kendi eyaleti olan Gucarat’taki 26 sandalyenin tamamı ve ülkenin güneyinde yer alan Kerala’daki 20 sandalye için oylama yapılmış oldu. Batı Bengal’de 56 yaşında bir seçmen bıçaklanarak öldürülmesinin dışında, Salı günkü seçimler Hindistan seviyesinde nispeten barışçıldı. Üçüncü aşamadaki seçmen katılımı ise, yüzde 66 ile önceki aşamalardan biraz daha düşüktü. Bu doğrultuda Aşama 2 ve 3, Rahul Gandhi’nin ikinci seçim bölgesi olan Wayanad da dâhil olmak üzere ülkenin güneyindeki oylamayı tamamına erdirmiş oldu. Tabi buradaki önemli tartışmalardan birisi de Kongre lideri Rahul Gandi’nin aynı anda iki seçim bölgesinde birden aday olmasıydı. Hindistan’daki seçim yasasına göre, adaylar birden fazla seçim bölgesinde yarışabilmekteyken, Lok Sabha’ya vekil olarak kayıt yapmadan önce hangi eyaletten görev yapacaklarına seçimlerden sonra karar verebilmektedirler. Bu açıdan Rahul Gandi’nin birinci seçim bölgesi olan Uttar Pradeş’in Ameti’deki BJP’li adaya karşı kazanamayacağı korkusuyla ikinci bir bölgede aday olma gereği duyduğu BJP tarafından dillendirilmiştir. Kongre Partisi ise, Gandi’nin Kerala’dan aday olmasının, Kongre’nin güney eyaletlerin kültür, dil ve geleneklerine saygı duyduğunu belirten bir mesaj olduğunu savunmuştur.

Başbakan Modi ise, Rahul Gandhi’ye yönelik kişisel saldırılarına bu hafta da devam etti. Gandi’nin Uttar Pradeş’in Amethi bölgesine ek olarak Kerala’dan da aday olmasının söz konusu seçim bölgesindeki Hinduların azınlıkta olmasıyla ilgili olduğunu vurgulamaya çalıştığı görüldü. Ayrıca Modi’nin kendi eyaleti olan Gucarat’ta BJP, Pakistan’daki milliyetçilik ve Hindistan’daki hava saldırısına odaklanarak yoğun bir şekilde kampanya yürüttü. Modi, ulusal güvenlik anlatısını buraya da taşımaya çalıştı. Modi konuşmasında, Hint demokrasisinin dünyadan önce bir örnek sunduğunu iddia etti. Bir yanda teröristlerin silahı bulunurken, diğer yanda ise seçmen kimliği demokrasinin silahı ve gücünü oluşturuyordu. Bunu takiben Modi, Pakistan’ı işaret ederek Hindistan’ın nükleer silahlarının bir Hindu bayramı olan Diwali için saklanmadığını belirtti.

Kuzeydoğu’daki Assam eyaletine dönecek olursak, tahmini seçmen katılımı rakamları, oy kullanma oranının yüzde 81 ile 3. Aşama’daki ülke ortalamasından çok daha yüksek bir katılım oranına ulaştığını ortaya koydu. Eyalette geçen haftaki analizde tartışıldığı gibi siyasi tartışma, Vatandaşlık Değişikliği Yasası’na odaklandı. Assam ülkenin en büyük eyaletlerden biri olmasa da, 14 sandalye kapasitesi BJP’nin ülke geneli çoğunluğu kazanabilmesi için çok önemli bir aracı olabilecektir. Bu açıdan söz konusu yüksek katılımdan BJP’nin memnun olmadığı ve buradaki beklentileriyle yeterince iyi uyuşmadığı düşünülüyor. Bununla birlikte, benzer şekilde Lok Sabha’da 42 sandalye kapasitesi bulunan komşu Batı Bengal eyaletindeki yüzde 80 gibi yüksek tahmin edilen bir katılımın, Mamata Banerjee’nin iktidardaki Trinamool Kongresi için de kötü bir habere karşılık gelmesi muhtemel görünüyor. Oylama öncesi farklı görüşlere rağmen, Trinamool Kongresi’nin seçimlerde iyi bir sonuç elde edeceğini öngören anketler, yüksek bir katılımın en fazla BJP’ye faydası olabilecek bir memnuniyetsiz oy dalgasını ortaya çıkarabileceğini iddia ediyor.

Bu haftaki oylamalarda Hindistan siyasetiyle ilgili ortaya çıkan önemli bir tartışma, ülke siyasetinin kliyentalist doğasıyla ilgiliydi. Zaten Tamil Nadu’daki bir adayın bürosundan önemli miktarda para yakalanmıştı. Bunun üzerine bir de BJP Birlik Bakanı Maneka Gandi’nin BJP’ye oy veren vilayetlerin kalkınma harcamaları kapsamında daha ön sırada tutulacağını açıklaması tartışmaya yeni bir boyut kazandırmış oldu. Maneka Gandi bir önceki hafta da kendisine oy vermeyen Müslümanların seçimlerden sonra da iş bulabilmeyi beklememeleri gerektiğini ifade etmişti. Diğer yandan ülkedeki bazı seçim analistleri, Maneka Gandi’nin açıklamalarının ardından, oy kullanma gizliliğiyle ilgili olarak Elektronik Oylama Makineleri (EOM) kullanımı öncesinde, 1000 kişilik oy kabinlerinde hangi partiye oy verildiğini belirlemenin mümkün olmadığını, ancak EOM sistemi sonrasında oylama kabini verilerinin serbest bırakılmasının Maneka Gandi’nin açıklamalarında olduğu gibi kliyentalist siyasete katkı sağladığı iddia ettiler.

Son olarak eklenmesi gereken önemli bir gelişme de, Kongre sözcüsü Priyanka Chaturvedi’nin Maharastra’daki koyu Hindu milliyetçisi parti olan Shiv Sena’ya katılmasıydı. Chaturvedi, ayrılma nedenini, kendisinin kötü niyetli davranışlar içerisinde bulunduğunu iddia eden parti işçilerinin görevlerine iade edilmeleri olarak açıkladı. Chaturvedi’ye özellikle sosyal medya üzerinden birçok kadın grubu desteklerini açıkladı. Chaturvedi’nin Kongre gibi iki ana partiden biri olan ve de güçlü seküler geleneğe sahip olan bir partiden ayrılıp Shiv Sena gibi Hindu milliyetçisi bir partiye geçiş yapması, ülkede parti ideolojilerinin adaylar için çok az şey ifade edebileceğini hatırlattı. Ancak bu durum, parti ideolojilerinin bittiği anlamına gelmiyordu. Zira Chaturvedi’nin BJP müttefiki Shiv Sena’e katılmış olmasının, seçim biletini alabilmek adına en rasyonel adım olduğu yapılan yorumlar arasındaydı.

Gelecek Hafta Bizleri Neler Bekliyor?

Hindistan seçimlerinin Dördüncü Aşaması, 29 Nisan Salı günü başlayacak ve 9 eyalette 71 seçim bölgesinde seçmenler sandık başına gidecekler. Partiler bu seçim bölgeleri arasında örneğin Maharastra’da 17, Racestan’da 13, Uttar Pradeş’te 13 sandalye için mücadele verecekler. Bu bölgelerde, BJP’nin gündemde tuttuğu ulusal güvenlik meselelerine odaklanmaya mı devam edeceği yoksa çiftçilerin huzursuz olduğu meseleleri daha fazla mı ön plana çıkaracağı büyük bir merakla beklenmektedir. Bu noktada Uttar Pradeş Başbakanı Yogi Adityanath’ın Müslüman Ligi’nin Kongre’ye “bulaştığını” tweet atması, kampanyada komünal siyasetin devam edeceği şeklinde yorumlanmıştır. Yine BJP’nin “Hindu terörizmine” dahil olmakla suçlanan ve şuan kefaletle serbest olan bir kişiyi aday gösterme kararı, BJP kampanyasının “kalkınma” ile ilgili olması gerektiğine dair protestolara rağmen, kampanyanın çift yönlü gelişeceğine yönelik bir işaret olarak görülmüştür.

Son olarak Delhi’de seçimlerin 6. Aşaması olan 12 Mayıs’ta oy kullanmaya gidilecekken, Kongre ile yolsuzluk karşıtı Sıradan İnsanlar Partisi (AAP)’nin BJP’ye karşı ittifak yaparak sandalye paylaşmada devam eden başarısızlıkları, partilerin koalisyonlara karşı temkinli duruşunu doğrulamaktadır. Herhangi bir ittifak olmadan, BJP, Delhi tarafından geri getirilen 7 sandalyenin çoğunu elinde tutacak gibi görünüyor. Bu durum, Kongre’nin başta Uttar Pradeş’teki BSP ve SP gibi güçlü bölgesel partilerle başlayan ve diğer eyaletlerde de örnekleri görülebilen ittifak kurabilmekte başarısızlığının devam ettiğini göstermektedir.

Paylas

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here