Hindistan’ın aşırı sağcı, ırkçı, popülist Başbakanı Narendra Modi, halklar arasında ayrımcılık yaparak ülkesini yine karıştırdı. Modi ülkesinin kuruluş felsefesini ve anayasasını ayaklar altına alarak “vatandaşlık yasasını” değiştirip yürürlüğe girmesine öncülük etti. Çıkarılan yasa ülkenin “laik” temellerine aykırı olmakla beraber ülkenin mozaiği zedeleyecek. Modi ülkesine ve bölge ülkelerine zarar veriyor.

Yasadışı yollardan ülkeye giriş yapan göçmenlerin Hindistan vatandaşı olması için 1955 yılında yapılan vatandaşlık yasası 64 yıl sonra ırkçı ve faşist bir bakış açısıyla değiştirilmesi şaşkınlığa yol açtı. Bir devlet düşünün ve bu devleti oluşturan seçilmişler kendi halkını ötekileştirerek ayrımcı bir yasa çıkartıyor. Bu devirde böyle bir yasanın alt ve üst meclislerinden geçirilip sonunda da Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesi tam bir akıl tutulmasıdır.

Başka ülkelerde belki böyle ırkçı temellere dayalı yasa teklifi verilir ama asla hiçbir meclis böylesi insanlık ayıbı bir yasayı kabul etmez. Ama ne yazık ki Hindistan bunu kabul etti. Bu ayrılıkçı yasayı kabul eden meclisi ve milletvekillerinin ülkelerine ihanet ettiklerini ve tarih önünde hesap vereceklerini unutmamaları gerektiğini duyurmak istiyorum.

Başka ülkelerden Hindistan’a kaçak yollardan gelen göçmenlerin vatandaşlığa kabul edilmesi için yasa taslağı federal meclisin alt kanadı olan Lok Sabha, yani Halk Meclisinde uzun tartışmaların ardından 80’e karşı 311 oyla kabul edilip bir üst meclise gönderildi.

Hindistan muhalefeti yasaya karşı

Üst meclis Eyaletler Meclisi, Rajya Sabha’nın önüne gelen bu yasa teklifi vakit kaybetmeden gündeme alınması için Narendra Modi’nin partisine ait milletvekillerinin yoğun çabası sonucunda oylandı. Müslümanları dışarıda bırakan bu tasarı 6 saatlik tartışmanın ardından 105 “hayır”a karşılık 125 “evet” oyu kullanılarak 13 Aralık günü kabul edildi. Bu gün ülke tarihinde önemli ve kara bir gün olarak hatırlanacak. Her yıl bu tarihte ırkçı ve terör yanlısı fanatik Hindular lanetle anılacak.

Muhalefette bulunan ülkenin kurucu partisi Hindistan Ulusal Kongresi Partisi’nin (INC) lideri Sonia Gandi başta olmak üzere ülkenin birçok siyası parti bu ırkçı yasanın geçirilmesini “dar görüşlü ve bağnaz güçlerin bir eylemi olduğu” değerlendirmesinde bulundu. Başbakan Modi ülkeyi bölmekle suçlandı. Gandi, ”Bugünün Hindistan’ın anayasal tarihinde karanlık bir gün” olduğunu dile getirdi.

Yasanın kabul edilmesi ve cumhurbaşkanı tarafından imzalanmasından sonra resmi gazetede yayımlandı. Utanç yasası resmen yürürlüğe girdi. Modi ve aşırı fanatik, terör yanlısı Hindular sokaklara çıkıp sevgi gösterisi yaparak dans etti. Ancak ülkesini seven ve insan haklarını savunan milyonlarca Müslüman ve gayrimüslim de meydanlara çıkarak faşist yasayı protesto etti. Ülke adeta ikiye bölündü. Hayat bir anda durdu. Bazı eyaletlerde protestolar, sokağa çıkma yasağı ve açlık grevleri başlatıldı.

Özellikle ülkenin gözde ve temeli eskilere dayanan üniversitelerde, başını öğrenci ve akademisyenlerin çektiği aktivistler söz konusu vatandaşlık yasasının ülkenin birliğine ve bütünlüğüne zarar vereceği, toplumsal huzurun bozulacağı uyarısında bulunuyor. Birçok eyalette Bengal, Pencap, Kerala, Assam, Manipur, Tripura, Meghalaya ve Mizoram gibi bölgelerde kitlesel gösteriler başladı. Hindu dinine mensup Modi’nin ırkçı ve bağnaz politikalarını kabul etmeyen milyonlarca Hindu, Müslümanlarla birlikte protestolara katılıyor.

Modi oylamayı tarihi zafer(!) olarak gördü

Ayrılıkçı yasaya ilk önce Assam eyaleti karşı çıkarak sokak ve caddelerde gösteri yaparak yasanın iptal edilmesini, aksi takdirde eylemlerine devam edeceklerini belirttiler. Göstericiler, din temelli ayrımcılığın doğru olmadığı görüşünü hükümete duyurmak istiyor. Assam başta olmak üzere birçok eyalette sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Halkın yaşamı birden değişti. Kendi ülkesini ateşe atan Modi ise aldığı kararın arkasında durarak, bunun büyük bir zafer(!) olduğunu dile getirdi.

Ayrılıkçı yasaya karşı çıkanları ise Pakistan’ın ağzıyla konuşmakla suçlayan Modi her türlü hukuksuz ve mantıksız yola başvurarak kendini haklı çıkarmaya çalışıyor.  Bu yasayla ileride çok daha büyük ve vahim olayların önü açılmış oldu. Modi ülkedeki Müslümanları bir şekilde ülkeden ve vatandaşlıktan çıkarmak istiyor. Zaten Assam’da aralarında 1,5 milyon Müslümanın da olduğu yaklaşık 4 milyon insanı vatandaşlıktan çıkarmak için neredeyse son aşamaya gelindi. Bu yasayla başka eyaletlerdeki Müslümanları da rahatlıkla vatandaşlıktan çıkarabilir. Bu da ülkede iç savaşın çıkmasına sebebiyet verecektir.

Komşu ülkelerden baskıdan dolayı kaçıp Hindistan’a gelecek hele Pakistan’dan kaçıp Hindistan’a gidecek tek bir Hindu veya azınlık bulamazsın. Çünkü azınlıklar Pakistan’da Müslümanlar kadar eşit birey olarak yaşamaktadır. Ayni Siyonist İsrail’in ve Çin’in yaptığı gibi dışarıdan getireceği yandaşlarını Müslümanların topraklarına ve evlerine yerleştirecek. Zaten Modi’nin fikir babası bebek katili Netanyahu’dur. İsrail böyle hukuksuzluk yaparak Filistin topraklarını gasp edip Arapları bölgeden çıkardı.

Trump ile Netanyahu Modi’ye destek veriyor

Dünyada ve özellikle Hindistan’da İsrail’in yaptığı işgal ve hukuksuzluğa asla müsaade edilmeyecektir. Modi, çılgın Trump ve Netanyahu’yu arkasına alarak ülkesini bölmeye kalktığını ve ne kadar büyük hata yaptığını zamanla anlayacaktır. İş işten geçmeden Hindistan parlamentosu ve anayasa mahkemesi, onaylanan ayrılıkçı yasasının derhal iptali ve 64 yıl önceki yasaya geri dönmelidir. Kaos değil huzurun hakim olması için ülke, Modi gibi faşist siyasilerden de kurtulması gerekiyor. Ülkesine fayda değil, zarar veriyor.

Dünyada en çok Müslümanın yaşadığı Hindistan’da Müslümanları ikinci sınıf vatandaş, hatta hileli yollarla ve anayasal oyunlarla Müslümanları anavatanlarından uzaklaştırmak asla kabul edilemez. Bu insanlar başka yerden gelmedi. Hint Müslümanları bu toprakların aslı sahipleridir. Bir Hindu, Budist veya Sih hangi haklara sahipse Müslümanlarda ayni haklara sahip olmalıdır. Başka ülkenin vatandaşını kabul edeceksin, sadece Müslüman olduğu için onu hileli yollarla vatandaşlıktan atacaksın! Bu hukuk değil zorbalıktır.

Bengal, Pencap, Tamil Nadu ve Kerala gibi eyaletler bu ayrılıkçı yasayı kendi eyaletlerinde tatbik etmeyeceklerini ve bu yasayı tanımadıklarını duyurdular. Daha şimdiden ülkenin anayasası tartışılmaya başlandı. Bu gidişle eyaletler kendi yasalarına göre ayrılıp başka ülkeye bağlanma veya kendilerinin müstakil devlet olma yolunun açıldığını rahatlıkla ifade edebilirim. Böylesi ırkçı ve fanatik Hindu anlayış doğrultusunda insanların boyun eğmemesi ve yasaların kendilerine verdiği hakkı kullanarak bağımsızlıklarını ilan etmelerinin önünde hukuki engel bulunmadığını belirtmeliyim.

Modi hem evrensel insan haklarına hem de kendi anayasasına saygı göstermeli. Hayatı boyunca hep Müslümanları düşman edinerek koltuk ve ikbal sahibi olan bu kişi uluslararası ceza mahkemesinde yargılanması için hukukçuların çalışma yapmasının gerektiğini düşünüyorum. Barış içerisinde yaşayan Hindistan halkını birbirine düşman eden bu faşist politikacı mutlaka durdurulmalıdır.

Uyarı: Bu makalede yer alan görüş ve düşünceler yazarın kendisine ait olup GASAM için hiç bir bağlayıcılık ve sorumluluk içermez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here