*Zabihullah Dashti Dr.Öğrencisi -Afganistan

1 Mart 1921’de başlayan Türkiye-Afganistan ilişkileri üzerinden tam 100 yıl geçmiştir.  Dostane ve samimi ilişkilere sahip iki ülke ilişkileri 18. Yüzyılın ortalarına kadar uzanmaktadır. Babüriler döneminde başlayan bu ilişkiler 2. Abdülhamid dönemi boyunca gelişerek (1876-1909) devam etmiştir. Bu dönemde Afgan Emiri Habibullah Han’ın talebi üzerine Türkiye’den ilk defa sağlık ve eğitim uzmanlarından oluşan bir heyet Afganistan’a gönderilmiştir. Söz konusu uzmanlar başta eğitim ve sağlık olmak üzere farklı alanlarda büyük katkılarda bulunmuşlardır. Afganistan’da ilk devlet hastanesi Türkiye’nin katkılarıyla 1912 yılında inşa edilmiştir.

1 Mart 1921 yılında Türk-Afgan Dostluk Antlaşmasının imzalanması ile iki ülke arasında resmi ve diplomatik ilişkiler başlamıştır. Bu dönemde Türkiye, Afganistan’da Kral Amanullah Han liderliğinde başlatılan geniş kapsamlı modernleşme ve reform çalışmalarını desteklemiş ve başta askeri, sağlık ve eğitim uzmanları olmak üzere birçok uzman Afganistan’a gitmiştir. Türkiye’nin Afganistan’ın kalkınması ve gelişmesine yönelik yardımları kısa aralıklar dışında hep devam etmiştir. Türkiye, tarihi bağları nedeniyle iç savaş döneminde Afganistan’ı kendi kaderine terk etmek istemediğinden barışın sağlanması için çatışan taraflarla görüşmekle birlikte insani yardımlarını da sürdürmüştür.

2001’de 11 Eylül olaylarının ardından ABD’nin Afganistan’a askeri müdahalesiyle başlayan yeni dönemde Türkiye,  NATO çerçevesinde Afganistan’ın yeniden inşa sürecine yapıcı rol üstlenmiştir. Bu dönemde Ankara’nın Afganistan stratejisi, Batı’nın sert gücü ön plana çıkaran stratejisi karşısında, altı yapı ve kalkınma çalışmaları ile yumuşak gücü ön plana çıkartmıştır. Türkiye en baştan Afganistan’daki sorunların sadece askeri yöntemlerle çözülmeyeceğini dile getirmiş,  devlet inşası,  kurumsallaşma ve halkın refahını yükseltecek çalışmalara ağırlık vermiştir.  Bu süreçte, Türkiye’yi diğer müttefiklerden ayıran en temel özellik tarihten gelen dostluğun katkısı ile yumuşak güç potansiyeline sahip olmasıdır.

Bu bağlamda Türkiye, Afganistan’a asker gönderirken iki ülke arasındaki ilişkilerin zedelenmemesi noktasında çok hassas davranmış ve tüm baskılara karşın askerlerini muharip olmayan “Kararlı Destek Misyonu’’ kapsamında ülkede bulundurmuştur. Türk askerleri, Afgan güvenlik güçleri olanaklarının iyileştirilmesi ve eğitilmesi için çaba göstermiştir. Bu amaçla Türkiye, 2001 yılından itibaren 5 bini aşkın ordu ve yaklaşık 10 bin polis gücüne eğitim imkanı sağlamıştır. Bu süreçte Türkiye, Teknik Yardım Faaliyeti çerçevesinde Afganistan’ın yeniden yapılanması ve alt yapı çalışmalarına katkıda bulunmak amacıyla proje ve faaliyetlerini 2005’te TİKA aracılığıyla yürütmüştür.

TİKA, Afganistan’da 2005 yılından itibaren alt yapı, sağlık ve eğitim başta olmak üzere hayvancılık, iletişim ve insani yardımlar gibi farklı alanlarda 1300’den fazla proje ve faaliyeti hayat geçirmiştir. Türkiye’nin 2004 yılından günümüze kadar Afganistan’a sağladığı yardımlar 1,1 milyar doları geçmiştir. Böylelikle Türkiye, 2005’ten itibaren  en büyük dış yardım programını Afganistan’a gerçekleştirmiştir. Afganistan’da kalkınma projeleri çerçevesinde gerçekleştirilen faaliyetlerin başında eğitim gelmektedir. Bu alanda, yeni okul inşası ve okul onarımı olmak üzere toplamda 375 proje hayata geçirilmiştir. Bunun yanı sıra sağlık alanında 258, sosyal ve kültürel alanlarda 159, tarım ve hayvancılık alanında 48 projeyle birlikte ihtiyaç sahibi ailelere ve engellilere yönelik 88 proje gerçekleştirilmiştir.

TİKA, söz konusu projeleri hayata geçirirken bilhassa kırsal bölgelerdeki halkın ihtiyaçlarını gidermek yönünde adımlar atmıştır. Örneğin, TİKA, Afganistan’ın özellikle kırsal bölgelerinde halkın sağlık hizmetlerine erişemediği veya sağlık sisteminin yetersiz olduğu kesimlerde hastane ve sağlık merkezleri inşa etmiştir. 2005-2014 yıllarında Cevzican Afgan-Türk Çocuk Hastanesi başta olmak üzere toplamda beş hastane, 30’e yakın klinik inşaatı ve onarımı tamamlandıktan sonra hizmete sunulmuştur.  Ayrıca “Afganistan’da görülen nitelikli sağlık personeli sıkıntısının giderilmesine katkıda bulunmak” amacıyla 200’e yakın Afganistan sağlık kurumu personeline Ankara hastanelerinde farklı alanlarda eğitim fırsatı sağlanmıştır.

Bunun yanında ülkedeki ebe ihtiyacının karşılanması amacıyla ülkenin kuzey bölgesindeki Faryab vilayetinde ebe okulu inşa edilerek yeni ebeleri eğitmektedir. Öte yandan TİKA, kadınları sosyal ve ekonomik yönden destekleyecek, 90 mesleki eğitim projesi, 15 kız okulu inşası, 2 kız öğrenci yurdu inşası, 7 kadın ve doğum merkezi inşası, 12 kız okulu onarımı dahil toplamda 280 proje gerçekleştirmiştir. Bunlara ek olarak TİKA, Afganistan genelinde 100’ün üzerinde okul inşa ederek 150 bin üzerinde öğrencinin sağlıklı koşullarda eğitim almalarını sağlamıştır. Bununla beraber, 1935 yılında Türkiye Cumhuriyetinin himayesinde kurulan ve ülkenin tek subay okulu Kabil Askeri Lisesi binasının onarımı yapılmıştır. Şibirgan şehrinde Ali Şir Nevai Camisi Türk-Osmanlı mimarine uygun bir şekilde yapılmıştır.

Ayrıca “Su medeniyet ve hayattır” anlayışıyla kuraklığın görüldüğü kırsal bölgelerde yaşayanların yaşam kalitesini ve temiz suya erişimini artırmak amacıyla 2005-2020 yıllarında 300’ün üzerinde su kuyusu açmıştır. 2005 ve 2020 yılları arasında TİKA tarafından gerçekleştirilen sağlık, eğitim ve kalkınma projelerinden yaklaşık 8 milyon kişi yararlanmıştır. Öte yandan Türkiye, yüzlerce Afganistanlı öğrenciye yüksek eğitim bursu sağlayarak ülkenin kalkınmasında rol alacak yeni kadroların hazırlamasında ciddi katkılarda bulunmakla birlikte iki ülke arsındaki ilişkilerin gelişmesini de sağlamıştır. Türkiye’nin Afganistan’a yaptığı karşılıksız yardımlar için bugün Afganistan halkı Türkiye’ye sempati ile yaklaşmakta ve kardeşlik duyguları beslemektedir.

Son tahlilde, ABD ve NATO güçlerinin 20 yıl sonra ülkeden çekilmesinden kıs süre sonra Kabil yönetiminin Taliban eline geçmesi ile başlayan yeni süreçte Türkiye, Afganistan’da kalıcı barışın sağlanması için tüm etnik grupların yer alabilecek geniş tabanlı bir yönetimin kurulmasında en fazla katkı sağlayabilecek ülkedir.  Çünkü Türkiye, halı hazırda Afganistan yerel aktörleri başta olmak üzere, Taliban üzerinde nüfuzu olan Pakistan ve Katar ile yakın ilişkiler içerisindeki tek ülke konumundadır. Türkiye, bölgede sahip olduğu nüfuzunu kullanarak Afganistan’da 90’lı yıllarda yaşanan iç savaş ve trajik insani dramının tekrar yaşanmasını engelleyebilir.

Bu süreçte başta ABD olmak üzere NATO’nun Ankara’nın bu konumunu kullanmaya yönelik politika takip ettikleri görülmektedir. Özellikle, Taliban’ın Kabil yönetimini ele geçirmesi ile Kabil Havaalanının güvenliğinin Türkiye tarafından sağlanması konusunun gündeme gelmesi Ankara’nın bölgedeki rolünün arttığını göstermektedir. Türkiye’nin Afganistan ve bölgedeki nüfuzunun farkında olan ve dünya tarafından tanınmasını bekleyen Taliban da, Kabil Havaalanın tekrar açılabilmesi için Türkiye’den teknik destek istediğini ve aynı zamanda bu dönemde Afganistan’a olan yardımlarının devam etmesi talebinde bulundular.

Tam bu noktada Afganistan’ı dünyaya açılmasını sağlayan Kabil havaalanı güvenliğinin Türkiye tarafından sağlanması, yabancı temsilciliklerin faaliyetlerinin devam etmesi ve en önemlisi dış yardımlara bağımlı Afganistan’a akan yardımların kesilmemesi hayati önem taşımaktadır. Bununla birlikte Türkiye’nin bu görevi üstlenmesi Ankara’nın Afganistan ve bölgedeki görünürlüğünü artıracağı gibi Türkiye-ABD ve Türkiye- NATO ilişkilerinde olumlu etki bırakacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here