Türkiye-Afganistan-Pakistan üçlü zirvesinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ev sahipliğinde Ankara’da yapılması bölgesel açıdan stratejik önemde bir çalışmaydı. Aynı zamanda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ve Pakistan Başbakanı Navaz Şerif arasında gerçekleşen ikili ve heyetler arası dörtlü görüşmelerin Asya’nın kalbinde sürdürülebilir barışa katkı sağlayacağına da özenle dikkat çekmek gerekiyor. Ancak ülkelerarası işbirliğinde sürekliliğin sağlanabilmesi açısından Türkiye-Afganistan-Pakistan arasında kurumlar düzeyinde de sağlıklı ve rantabl çalışmaların yürütülmesi gerekiyor. Bunun yolu da öncelikle, üç ülkenin STK “know how” oluşturmak, aralarında bilgi akışını sağlayabilmek, lojistik ve mali imkânları güçlendirmekten geçiyor. Üçlü mekanizma arasındaki işbirliğini bir adım öteye taşıyabilmenin ise ülkeler arasındaki potansiyel kaynakların en verimli haliyle bir an önce kullanılmasından geçtiğini belirtebiliriz.
Öte yandan, Türkiye’nin bölgede iş yapmak isteyen girişimcileri açısından Afganistan ve Pakistan’ın coğrafi olarak ve yaşam şartları bakımından zorlu ülkeler olduğunun altını çizmeliyiz. Bundan dolayı, Türkiye olarak bölgeye yönelik hedeflerin sürdürülebilirliği açısından bölgenin mevcut şartları ve potansiyel kaynaklarına aşina ülke insanının öncelikli olarak harekete geçirilmesinin daha faydalı ve anlamı olacağını ifade edebiliriz.
Üçlü zirvenin gündeminin siyasi, güvenlik ve ekonomi eksenli yapılması oldukça isabetliydi. Asya’da huzurun ve istikrarın sağlanabilmesi için Afganistan, Pakistan ve Türkiye’nin söz konusu alanlarda işbirliğini geliştirerek, Asya’nın kalbine giden damarlarına kan pompalamaya devam etmesi sağlanmalıdır. Zira Asya’da huzurun ve güvenliğin sağlanabilmesi için, büyük güçlerin Afganistan ve Pakistan üzerindeki emperyalist emellerinden vazgeçmeleri gerekmekte ve Türkiye, Afganistan ve Pakistan üçlü zirvesi gibi bölgesel mekanizmalarla büyük güçlerin etkinliği kırılmalıdır. Aksi takdirde tüm dünya gibi Asya da huzur bulamayacaktır.
Akademik Çalışmaların Yetersizliği 
Türkiye’nin Afganistan ve Pakistan’la siyasal ilişkileri uzun bir tarihsel arka plana dayanmakta olup, bu ülkelerle çok güçlü tarihi ve kültürel bağlarımızın mevcuttur. Ancak bu uzun ortak geçmişten tüm potansiyeller kullanılarak bu üç ülkenin ve insanlarının faydalandığını söylemek mümkün değildir. Başta üniversitelerimiz de olmak üzere, bu ülkelerle ilgili yeterli akademik çalışmanın yapılmadığı da ortadadır. Ülkemizde Afganistan ve Pakistan’dan lisans seviyesi öğrencilerin yoğun olduğu ama akademik çalışma alanlarında bu sayının yetersiz kaldığı da bir başka realitedir. Akademisyen ve aydınlarımızın Afganistan ve Pakistan’la ilgili analiz ve yorumlarının ne sıklıkta görsel ve yazılı medyada görüldüğüne bakarak da, bu yetersizliğe dair bir yorum yapabilmemiz mümkün. Bu açıdan baktığımızda, ülkelerin yönetimleri gerçekten ileri seviyede anlaşmalar ve çalışmalar yapmaktadır. Ülkeler arasındaki bürokratik ve sivil makasın daraltılmasıyla birlikte proje ve çalışmalarda verimlilik artacaktır. Ancak devletlerarası bu açılımın aksine ülkelerin akademisyen ve aydınlarında ve medya ayağında bu açılımlara gerekli ilginin gösterilmediği ortadadır. Bu sorunun hızla giderilebilmesi için gerekli çalışmalara da bir an önce başlanması gerekmektedir.
Güvenlik 
Mevcut durumda Türkiye’nin Afganistan ve Pakistan ile güvenlik alanındaki işbirliğinin geçmişe oranla daha sağlıklı ve verimli olduğunu söylemekle birlikte, yeterli olmadığına dikkat çekebiliriz. Olumlu anlamdaki çalışmalara bakarsak, Türkiye Afganistan’da asker ve polis eğitimi başlatıp, ülkede yetiştirme uzmanları tahsis etmiştir. Askeri alanda da Türk askeri uzmanları tarafından on binlerce Afgan Ulusal Ordusu mensubuna yakın tarihte askeri eğitim verildiğini görüyoruz. Ayrıca binlerce Afgan Ulusal Ordusu mensubu Afganistan dışında Türkiye’de de eğitim gördü ve görmeye devam ediyor. Türkiye’nin güvenlik alanındaki Afganistan’la işbirliğini esas alan ve 2011 yılında imzalanan anlaşma doğrultusunda, Afgan polis adaylarının Sivas’ta eğitilmesi görevi de yine Türkiye tarafından üstlenildi. Söz konusu projenin, Afgan yetkililerinin ülkedeki barış ve istikrarı sağlama konusunda yaşadıkları zorluklar göz önünde bulundurulduğunda önemli olduğunu ve bu sayede, Türkiye’nin desteği ile Afgan polisinin gerekli önlemleri alıp asayişin sağlanması konusunda çözümler üretebileceğini belirtebiliriz.
Askeri İşbirliği 
Türkiye-Pakistan güvenlik alanındaki işbirliği ise daha üst seviyededir. Türkiye-Pakistan arasında savunma sanayinde bazı anlaşmalar yapılmıştır. Pakistan ordusuna ait F-16 savaş uçaklarının Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ) tarafından modernize edilmesine ilişkin projeye, savunma alanındaki işbirliğinin temeli olarak bakılmaktadır. Diğer yandan, Türkiye-Pakistan uluslararası ortak askeri tatbikatlar düzenlemektedir. Türkiye’nin Batı teknolojisi ile savunma sanayindeki ilerlemesi Pakistan’a teknolojik desteği sağlayacak, Pakistan’ın özellikle savunma sanayi alanında Çin ile olan yakın ilişkileri, Türkiye ile Çin arasındaki ilişki yoğunluğunu da artırabilecektir. Türkiye ve Pakistan savunma sanayindeki uzmanlıklarını ve teknolojik potansiyellerini kullanarak, araştırma ve geliştirme faaliyetleri sonucu yeni savunma ve modernize sistemleri geliştirebilirler.
Ekonomi
Üçlü zirvenin en önemli başlıklarından birisi de ekonomidir. Ekonomi, toplumların nasıl geliştiğini ve medeniyetin nasıl oluştuğunu inceleyen bir bilimdir. Ekonomi biliminin kapsamı oldukça geniştir. Hatta günümüzde ekonomi ile ilişkisi bulunmayan hiçbir ulusal ve uluslararası toplumsal olayın olmadığını iddia edebiliriz. Ekonomi bilimi uluslararası ekonomik ilişkilerin gelişimini izleyerek bu ilişkilerin kapsamını, nedenlerini, etkilerini açıklarken, öte yandan bu ilişkileri yönlendirmeye yarayan politikaları, araçları ve uluslararası bütünleşme girişimlerini inceleme, araştırma ve açıklama kapsamı içine almış bulunmaktadır. Ülkelerin toplumsal ve ekonomik ilişkilerini gösteren en önemli parametrelerin ihracat ve ithalat olduğunu düşünmekteyim. Türkiye’nin Afganistan ve Pakistan arasındaki ihracat ve ithalat verilerine baktığımızda, bu ülkelerle olan tarihi ve kültürel güçlü bağımızı ekonomik göstergelere yansıtamadığımız ortadır.
Afganistan’ın ihracatta ilk beş büyük ticari ortakları, Pakistan %25, Hindistan %24, Nijerya %18, ABD %4 ve Almanya %4’dür. İthalatta ilk beş büyük ortakları ise ABD %44, Pakistan %26, Kanada %5, Türkiye %5 ve İngiltere %4’dür.1
Pakistan’ın ihracatta ilk beş büyük ticari ortakları, ABD %15, Afganistan %8, BAE %8, Çin %7 ve Almanya %5’dir. İthalatta ilk beş büyük ortakları ise Çin %18, BAE %16, Kuveyt %8, Malezya %7 ve Japonya %5’dir.2
Ülkelerin ihracat ve ithalat verilerinden anlaşıldığı gibi ticari olarak Afganistan ve Pakistan ile olmamız gereken seviyede değiliz. Afganistan ve Pakistan’la dış ticaretimizin önündeki engellerin ana başlıklarını ise ulaşım, gümrük, çevre ile ilgili standartlar ve karşılıklı iş adamların duyarsızlığı olarak sıralayabiliriz.
Ulaşım
Türkiye’nin Afganistan ve Pakistan’la doğrudan ulaşımı havayoluyla gerçekleşmektedir. Havayolu maliyeti yüksek olduğundan mali olarak tercih edilmemektedir. Geri kalan ise deniz ve kara yoludur. Deniz yolu kullanılmakta olup, yeterli değildir ve ihtiyaçlara cevap verememektedir. Türkiye-Pakistan arası bir geminin ulaşımı yirmi günün üzerindedir. Türkiye’nin hava ulaşımında sağladığı verimliliği ve kaliteyi deniz ulaşımında yapacağı yatırımlarla desteklemesi, ülkenin kalkınmasına en büyük katkıyı sağlamış olacaktır. Afganistan ve Pakistan’a kara yolu ile ulaşım şu an yok denecek kadar azdır. Afganistan ve Pakistan’a İran üzerinden araç ve trenle ulaşılabilinecek bir İpek Yolu Projesi hayata geçirilebilinir. Ama en ekonomik ticari yolun deniz yolu olacağını düşünmekteyim.
İşadamlarının Sorunları 
Türkiye-Afganistan-Pakistan arasında edindiğimiz bilgiler çerçevesinde ülkeler arasında gümrük vergilerinin oran olarak düzensiz olması nedeniyle işadamları arasında rahatsızlıklar dile getirilmektedir. Eğer bu ülkelerle ticaret hacmimizi artırmak istiyorsak, karşılıklı gümrük vergilerimizi makul seviyeye indirmemiz gerekiyor. Ayrıca devletin yetkili kurumlarının gümrük vergi oranları üzerinde çalışmalar yürütülmesinde fayda var. Türkiye’nin Afganistan ve Pakistan’a çevre ile ilgili standartların geliştirilmesi ve olumsuzlukların giderilmesi noktasında ve ticari alanlarda öncülük yapması gerekmektedir.
Türkiye-Afganistan-Pakistan işadamların karşılıklı duyarsızlığı veya nakit transfer yollarının kısıtlı olması ve güç olmasından kaynaklanan sebeplerden dolayı ekonomik gelişmeler durağan ilerlemektedir. Bu ülkelerin, işadamlarının önerileri doğrultusunda ve AB standartlarında bankacılık sistemi altyapısı üzerinde çalışmaları gerekmektedir. Eğer her üç ülke de tarihi ve kültürel bağlarımızın güçlü olduğunu savunuyorsa, tüm bu eksiliklerin masaya yatırılıp, ülkelerin birbirine karşı uygulayacağı pozitif ayrımcılıkla ve hızla çözüm yoluna gidilmelidir.
————–
1-http://atlas.media.mit.edu/country/afg/
2-http://atlas.media.mit.edu/country/pak/
Paylas

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here