ABD’nin ve dünyanın başına bela olmaya çalışan, şaibeli ve aklı dengesinin yerinde olup olmadığı tartışılan, Donald Trump’ın ülkemize karşı başlattığı ekonomik saldırıda dostlarımız bizi yalnız bırakmadı. Dostluk böyle günlerde belli olur. Su kuyusu, gıda ve kurban bağışlarımızı göndermeye çalıştığımız Afrika ülkelerinden Arap dünyasına kadar birçok ülke yanımızda yer alırken Avrupa’nın lokomotifi konumundaki ülkelerden de “Türkiye ile birlikteyiz” mesajları geldi. Kardeş ve dost Pakistan ile Katar devletleri halklarıyla birlikte bu zor günlerimizde bizimle birlikteolduklarını güçlü biçimde açıkladılar.

Zücaciye dükkânına giren fil gibi etrafına zarar vermeye devam eden, tren ve posta araç soyguncusu, ABD’nin akıl almaz saldırganlığı ülkemizle birlikte başta Avrupa ve diğer ülkelere karşı ekonomik alanda savaş açtı. ABD’nin ambargo uyguladığı her ülke kendi çapında etkilendi ve etkilenmeye devam ediyor. Bu aslında ABD’nin intiharı anlamına gelir. Rusya, Kanada, AB, Çin, Meksika ve Türkiye gibi gelişmiş ülkelerle birlikte yaklaşık 30 devletle sorunlu olan Trump yönetimi bilinmeyen bir meçhule doğru ve Siyonist Netanyahu’nun peşinden sürükleniyor.

ABD’nin iki Bakanımıza yönelik yaptırım uygulaması, Türkiye’den ithal edilen çelik ve alüminyuma gümrük vergisini iki katına çıkarmasının ardından haydut devletle aramızdaki ilişkiler gerildi. İlişkilerin bozulması için bir gerekçe aranıyordu. Ülkemizde yargılanması devam eden PKK ve FETÖ’cüteröristleri eğiten ve yönlendiren aslında ABD özel kuvvetler askeri olan ancak papaz kimliğiyle ülkemize sızmış olan Andrew Brunson bir şantaj aracı olarak kullanıldı.

ABD, ajan papaza çok önem veriyor. Demek ki çok önemli ve Türkiye bu papazı tutmakla ne kadar büyük iş yaptığının açık bir delilidir. Bizde ABD’ye “Gülen papazını teslim et karşılığında ajan Brunson’u al, yanı ver papazları değiş tokuş edelim” dedik. Ama ABD, Gülen papazını vermeye yanaşmadı.

ABD’nin beklenmedik ekonomik darbesiyle gelişmekte olan ekonomimizin ciddi yara alması bekleniyordu. Ancak oynanmak istenen oyun bozuldu. Çok kısa zaman içerisinde ABD’nin para birimi doların artışı dürdü ve inişe geçmesiyle emperyalistlerin oyunlarının bir kez daha bertaraf edildiğini açıkça ifade edebiliriz.

Dolar manipülasyonu tutmadı

Halkımızın büyük bir bölümü haydut ABD’nin ve ona uşaklık eden bebek katilleri FETÖ, PKK ve diğer terör örgütlerinin hainliği karşısında adeta kenetlendi. Bu millet namertlere bir kez daha geçit vermedi. Herkes elinden geleni yaptı. Siyasi ve iktisadı arenada ne yazık ki görmek istediğimiz manzarayı göremedik. Bazı bankalar ile büyük sermaye kuruluşları İngiltere ve ABD bankalarıyla birlikte hareket ederek ülkenin kasasını boşaltmaya yeltendi. Manipülasyon yaparak FETÖ ve ülke hainleri gibi dolar alma yarışına giriştiler. Bir kısım aşağılık yaratık ise sosyal medya üzerinden yalan yanlış beyanlarda bulunarak halkın kafasını bulandırmaya çalıştı. Devlet birimleri bu kripto ajanların bir kısmını tespit edip soruşturma açtı.

İçimize sızmış, bizimle aynı gemide bulunmalarına rağmen ısrarla “biz sizinle ayni gemide değiliz” diye beyanatta bulunan sözde Atatürkçü, Solcu, Ulusalcı ve Liberal kesimin önde gelen isimleri bu sahtekârları yalanlayarak milletle aynı duygu ve düşünceleri paylaştıklarını açıkça ifade etmeleri son derece olumlu karşılandı. En azından kendilerini temize çıkarmış oldular.

ABD’nin zorbalığına ve kasıtlı ekonomik yaptırımlarına karşı Rusya, Avrupa Birliği, Çin, Almanya, İtalya, İngiltere, Pakistan, Katar, Azerbaycan, Irak, İran ile birlikte birçok Afrika ülkesi şaibeli başkan Trump’ın Türkiye’den ABD’ye ihraç edilen ürünlere yönelik ek vergi uygulamasının gayri meşru olduğu ve kabul edilemezliği belirtildi.

Pakistan ve Katar gibi dost ülkeler Türk ürünlerine yönelik uygulanan bu haksız tutumun kendilerine yapılmış gibi algılandığını duyurdular. İran bile siyasi ve mezhebi çekişmeyi bir kenara bırakarak, “Türkiye için her türlü desteğe hazır” olduklarını açıkladı. Ülkemizin baş düşmanları olan PKK ve FETÖ’yü himaye eden Almanya Başbakanı Angela Merkel de Türkiye’de olabilecek ekonomik istikrarsızlığın kimsenin çıkarına olmadığını ve ABD’nin tutumunun temelsiz olduğunu ifade etti.

Bugünlerde 71’inci kuruluş yıl dönümünü kutlayan kardeş Pakistan, herhangi bir ülkeye karşı alınan tek taraflı yaptırım uygulamasının karşısında olduğunu dile getirerek yanımızda olduklarını ilan etti. Türkiye’nin ulusal ve bölgesel barış ile birlikte istikrar için önemli bir ülke olduğuna işaret edildi. Pakistan hükümeti ve halkıyla birlikte, Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası barış ve istikrara yönelik tutumunu desteklediklerini, Ülkemizin barış ve refah arayışına güçlü desteklerini bir kez daha verdiklerini, ortak hedeflere ulaşma yolunda her zamanki gibi Türkiye’nin yanında olduklarınıaçıkladı.

Pakistan devleti ve halkıyla yanımızda yer aldı

Ayrıca, Pakistan halkı kendi arasında organize olarak ellerindeki paralarla Türk lirası alınması çağrısında bulunuldu. Ayni davranış İngiltere’de yaşayan Pakistan toplumu tarafından daha çok benimsendi. Meblağ az da olsa ellerindeki Sterlinlerle Türk lirası almaları dostluklarının önemli bir nişanesi olduğunu göstermektedir.

Keşmir konusu başta olmak üzere Taliban, El Kaide ve diğer terör örgütlerinin ülkeyi hedef alan her türlü iç ve dış müdahaleye, son yıllarda ABD yönetimlerinin, Bush, Obama ve Trump gibi savaş ve kaos yanlısı kişilerin sorumsuz açıklamalarına karşı ülkemiz her zaman Pakistan’ın yanındayer almıştır. Aramızdaki dostluk ve kardeşlik çok eskilere dayanmaktadır. Kan bağıyla bağlı olduğumuz Türki Cumhuriyetlerden hiçbir ses çıkmazken din bağıyla bağlı olduğumuz Pakistan kıt imkânlarıyla her zaman yanımızda olduğunu asla unutmamamız gerektiğini vurgulamak isterim.

Bir başka kardeş ülke olan Katar ise küçük nüfuslu olmasına rağmen kocaman yürekli olduklarını itiraf etmeliyim. Etrafındaki diktatör Arap rejimlerinin, İngiltere ve kan emici vampir konumundaki ABD’ye rağmen Türk lirasının dolar karşısında değer kaybettiği günlerde yanımızda durarakçökertilmek istenen ekonomimizin canlanmasına verdiği destek unutulmayacaktır.

Bundan bir yıl önce, 6 Haziran 2017 yılında başını Suudi Arabistan’ın çektiği 6 Arap ülkesi gayri meşru bir kararla Katar’a ambargo uygulama kararı aldı. Kara ve Hava sahası kapatılan Katar tam anlamıyla ablukaya alındı ve halkı açlığa mahkum edilmek istenmişti. Telaş içinde olan bu mazlum halkın yardımına ülkemiz koştu. Başta askeri ve ekonomik yardımlar peş peşe uygulanmaya başlandı. Emperyalist ABD’nin şeytanca telkiniyle Suudi Arabistan’ın Katar’ı işgal etmesi önlenmiş oldu.

Katar’a asker çıkaran ülkemiz uçak ve gemi filolarıyla birlikte ülkeye istediği kadar gıda ve yiyecek gönderdi. Kardeşliğimizin gereğini yaparak, Katar’ın işgal edilmesini önledik hem de ülkemizin ekonomisini canlandırdık. Yalandan bahanelerle Katar’ın terör örgütlerine yardım ettiği iddialarla Müslüman bir halkın ve ülkenin kurtlar sofrasına atılmasına müsaade etmedik. Hükümet ve devlet olarak hepimiz Katar’ın yanında durduk. Onlara destek olsun diye, sıcak olmasına rağmen, Katar’a seyahatlerde bulunduk. Bizler bunu karşılık beklemeksizin yaptık. Kardeşliğimizin hukuku gereği olarak yaptık. Bugün ise Katar devleti ve halkı bizim zor günümüzde yanımızda olduğunu gösterdi.

Katar 15 milyar dolarlık yatırımla ekonomimize can suyu verdi

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani krizin başladığı gün içinde Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı araması ve akabinde 15 Ağustos’ta bizzat kendisi gelerek ülkemize olan desteğini bildirmesi ekonomi çevrelerince çok olumlu karşılandı ve doların düşmesi hız kazandı. 15 Temmuz 2016 yılında ülkemizde yine ABD tarafından dizayn edilen ve Fethullah Gülen’in (FETÖ) mankurtları piyon olarak kullanılan başarısız darbe girişiminde de yanımızda dik duran Katar ayni samimiyetini ve dostluğunu devam ettiriyor.

ABD’nin ve Siyonist çevrelerin ekonomik saldırılarının devam ettiği bir ortamda ülkemize destek için gelen Al Sani, Başkan Erdoğan ile 3,5’lık görüşmesinden sonra ülkesinin Türkiye’de 15 milyar dolar değerinde yatırım yapacağını açıklaması Türkiye ve İslam düşmanı yerli ve yabancı hainlere tam anlamıyla “kapak” oldu. Türkiye’nin üretken, güçlü ve sağlam bir ekonomiye sahip olduğunu ifade eden Al Sani 15 milyar dolarlık yatırımı en hızlı bir şekilde tamamlayacaklarını açıklamasıyla dosta güven düşmana ise korku saldı.

Haberin ardından hükümet kaynakları, finansal piyasalara ve bankalara hızlı kaynak girişi sağlayacağını açıklamasıyla kara bulutlar dağılmaya başladı. Haber piyasalarda olumlu karşılandı. New York’ta işlem gören Türkiye hisseleri yüzde 5’e yakın işlem gördü.

Dost ve kardeşlerimizin yatırım desteği ile sözlü açıklamaları karşısında ve Allah’ın lütfuyla ülkemiz pozitif gelişme göstermeye başladı. Ülkemizdeki pastadan pay almaya çalışan bazı yerli ve yabancı sırtlanlar daha düne kadar emperyalistlere uşaklık edenler yine pişkin ve utanmaz halleriyle tekrar aramızda dolaşmaya başladı.

Ülkemizi iç savaşa ve ekonomik dar boğaza sokmak isteyen ABD, Siyonist ve Evangelist manyaklarıyla birlikte emperyalist çevreler yine kaybetti. İçeriden denedikleri askeri darbe tutmayınca türlü entrika ve ekonomi ambargolara başvuran karanlık çevreler yenildikçe hırçınlaşıyor, biz ise daha bilinçleniyor ve halkça kenetleniyoruz. Onların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı olduğuna inan bir millete dışarıdan kimsenin müdahale edemeyeceği artık açıkça anlaşılmıştır.

Karşılıksız yaptığımız iyiliği unutmayan Katarlılar bugün bize verdikleri 15 milyar dolarlık yatırım desteğiyle söz konusu bizim onlara yaptığımız iyiliğin ne kadar yerinde olduğunu hatırlatmak isterim. Bu gelişmeler sonucunda ülkemiz daha da güçlenecek ve ABD ile olan müzakerelerde elimizin daha da güçlü olacağına inanıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here